Divulgers türkçesi Divulgers nedir

Divulgers ingilizcede ne demek, Divulgers nerede nasıl kullanılır?

Divulger : Yayan. Açığa vuran. İfşa eden. Ortaya döken. İfşa eden kişi. Açıklayan.

Divulge : Ortaya dökmek. Söylemek. İfşaat. Yaymak. Açığa vurmak. İfşa etmek. Açıklamak. Deşifre etmek.

Divulged : İfşaat. Açığa vurmak. Ortaya dökmek. Deşifre etmek. İfşa etmek. Söylemek. Açıklamak. Yaymak.

Divulgement : Yayma. Açıklama. Açığa vurma.

Divulgence : Açığa vurma. İfşa. Yayma. İfşa etme. İfşaat. İlan.

Divulgences : Yayma. İfşaat. Açığa vurma. İfşa. İlan.

Divulgate : İfşa etmek. Yaymak.

Undivulged : İfşa olmamış. Açığa çıkmamış. Ortaya dökülmemiş.

Divulges : Deşifre etmek. İfşaat. İfşa etmek. Açıklamak. Açığa vurmak. Ortaya dökmek. Yaymak. Söylemek.

Non divulgence agreement : Gizlilik anlaşması. Gizlilik sözleşmesi.

İngilizce Divulgers Türkçe anlamı, Divulgers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divulgers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sing : Şakımak (kuş). Şakımak. Şarkı söylemek. Okumak. Okumak (şiir). Söylemek (şarkı). Uğuldamak. Çağlamak. Söylemek. Çağırmak.

Tattle : Dedikodu. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Dedikodu yapmak. Gevezelik. Geveze. Gevezelik etmek. Gammazlamak. Fitlemek. Boşboğazlık.

 

Muckrake : Rezaletleri ortaya çıkarmak. Skandal yaratmak. Skandal çıkaran araştırmacı. Skandalı gözler önüne sermek. Rezaleti meydana çıkarmak. Çamur atmak (önemli birine). Skandalı meydana çıkarmak. Gübre tırmığı.

Dispersant : Saçıcı. Yayıcı. Eritici. Seyreltici. Dağıtan karışım. Serpindirici. Dağıtıcı (madde). Dağıtıcı madde. Farklı yönlere dağıtan şey (kimya).

Spring : Atlama. Şafak sökmek. Çıtlatmak. Sıçrama. Genellikle kireçtaşı ve alçı taşı gibi kayaçların yaygın olduğu yörelerde görülen az çok tuzlu, içilmeye elverişli olmayan kaynaklar, bk. acı su. Köprü yayı. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay. Esnek metal parça. Bükmek. İlkbahar.

Break : Söylemek. Kırılmak. Koparmak. Parçalamak. Ara. Değişiklik. Bozulmak. Şans. Çözmek. Kırılma.

Come out of the closet : İtiraf veya ifşa etmek. Eşcinselliğini itiraf etmek. Eşcinsel olduğunu söylemek. Utançtan veya mahcubiyetten dolayı bir sırrını gizlemekten vazgeçerek ifşa etmek. Eşcinsel olduğunu itiraf etmek. Eşcinsel olduğunu bildirmek. Sırrını açığa vurmak.

Explainer : İzahat veren. Açıklamada bulunan. Aydınlatan. Beyan eden. Tenvir eden. İzah eden. Anlatan. Tarif eden. Tasrih eden.

Discloser : Gösteren kişi.

Talk : Görüşmek. Konuşma. Söyleşi. Konuşmak (bir dili). Görüşme. Hakkında konuşmak. Söz etmek. Boş laf. Sohbet. Söylemek.

Divulgers synonyms : let the cat out of the bag, blackwash, unwrap, sower, blab out, explainers, expose, on foot, secreting, afoot, come out, defining, bring out, give away, disclose, divulger, get around, leak, horseless, let on, betray, expounder, expounders, babble out, babble, evolver, explicator, evolvers, elucidators, emissive, explicators, indicant, let out.

 

Divulgers zıt anlamlı kelimeler, Divulgers kelime anlamı

Keep quiet : Uslu durmak. Sessiz kalmak. Rahat durmak. Susmak. Sessiz olmak.