Sing türkçesi Sing nedir

Sing ile ilgili cümleler

English: Ali can sing a few French songs.
Turkish: Ali birkaç tane Fransızca şarkı söyleyebilir.

English: Ali can go hear Mary sing at that club whenever he wants to.
Turkish: Ali ne zaman isterse o kulübe Mary'nin şarkı söylemesini dinlemeye gidebilir.

English: Ali can both sing and dance.
Turkish: Ali hem şarkı söyleyebilir hem de dans edebilir.

English: Ali began to sing and we all joined in.
Turkish: Ali şarkı söylemeye başladı ve hepimiz katıldık.

English: Ali asked Mary to sing louder.
Turkish: Ali Mary'nin daha yüksek sesle şarkı söylemesini istedi.

Sing ingilizcede ne demek, Sing nerede nasıl kullanılır?

Sing a child to sleep : Ninni ile uyutmak.

Sing a different tune : Ağız değiştirmek. Duruşunu değiştirmek. Farklı bir tonda şarkı söylemek. Birisine karşı tutumunu değiştirmek (kötüden iyiye). Farklı şekilde konuşmak.

Sing a song : Türkü söylemek. Şarkı söylemek. Türkü çağırmak.

Sing along : (şarkıyı) birlikte söylemek. (şarkıyı söylerken) eşlik etmek.

 

Sing another tune : Birisine karşı tutumunu değiştirmek (kötüden iyiye). Ağız değiştirmek. Alttan almak.

Sing the same song : Diğerlerinin sözlerini tekrar etmek. Aynı şarkıyı söylemek.

Have a sing : Şarkı söylemek.

Sing out of tune : Yanlış tonlarla şarkı söylemek. Yanlış notalarla şarkı söylemek.

Sing the praises of : Öve öve bitirememek. Göklere çıkarmak. Övmek.

Singalong : Hep beraber şarkı söyleme.

İngilizce Sing Türkçe anlamı, Sing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cawing : Gaklamak. Gaklama.

Call away : Saptırmak.

Crowed : Karga ötmek. Horoz gibi ötmek. Sevinç çığlığı atmak. Karga. Ötmek (horoz). Atmak. Havalara uçmak (argo terim). Böbürlenmek. Havalara uçmak.

Cantillate : Monoton bir sesle şarkı söylemek. İlahi söylemek.

Apprizes : Değerini yükseltmek. Bilgi vermek. Fiyat saptamak. Haber vermek. Değer biçmek. Bildirmek. Haberdar etmek. Değer vermek. (eski kullanım) tahmin etmek.

Buzz around : Vızıldayarak uçuşmak.

Swishing : Kırbaçlamak. Hışırtı. Şaklatmak. Hışırdamak. Sopa ile dövmek.

Apprize : (eski kullanım) tahmin etmek. Haber vermek. Değer vermek. Değer biçmek. Değerini yükseltmek. Bilgi vermek. Fiyat saptamak. Bildirmek. Haberdar etmek.

Utter : İfade etmek. Sapına kadar. Dile getirmek. Tam. Basmak (çığlık). Telaffuz etmek. Çıkarmak (inilti veya ses). Su katılmadık. Basmak. Açığa vurmak.

Sing synonyms : solmizate, have a sing, gripe, warbled, verbalise, carol, sings, announced, gabble, beckons, whir, burbles, announces, place, affirming, roll, cawed, call, droned, reads, perused, alleges, descant, bellyache, sing a song, griped, harmonise, descanted, apprises, calling in, caws, gurgle, buzzes.

 

Sing zıt anlamlı kelimeler, Sing kelime anlamı

Keep quiet : Susmak. Rahat durmak. Sessiz olmak. Uslu durmak. Sessiz kalmak.

Sing ingilizce tanımı, definition of Sing

Sing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To utter sounds with musical inflections or melodious modulations of voice, as fancy may dictate, or according to the notes of a song or tune, or of a given part (as alto, tenor, etc.) in a chorus or concerted piece. To utter with musical inflections or modulations of voice.