Pluck out türkçesi Pluck out nedir

Pluck out ingilizcede ne demek, Pluck out nerede nasıl kullanılır?

Pluck : Sınıfta bırakmak. Talan etmek. Koparmak. Soymak. Yağmalamak. Ayıklamak (yün). Toplamak. Zorlamak. Tüylerini yolmak. Sürüklemek.

Out : Nakavt etmek. Dışarı atmak. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Çıkış. Kendini belli etmek. Yanmak. Kovmak. Meydana çıkmak.

Pluck off : Aşağılamak. Koparmak. Utandırmak.

Pluck up by the root : Kökünden sökmek.

Plucked : Yoluk. Toplamak. Koparmak. Talan etmek. Çekmek. Yağmalamak. Sürüklemek. Kopmuş. Yolmak. Sınıfta bırakmak.

Pluckier : Azimli. Yiğit. Koçak. Atılgan. Gözü pek. Cesur. Acar. Yürekli. Yılmaz.

İngilizce Pluck out Türkçe anlamı, Pluck out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pluck out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast offs : İlişkisini kesmek. Örgüye başlamak. Çıkarıp atmak. Reddetmek. Terk etmek. Atmak. İlmek atmak. Örgüde ilk ilmeği atmak. (ilmek) iğneden çıkarmak.

Blankest : Feshetmek. İfadesiz. Silmek. Açık. Boş. Yazısız kağıt. Boş kağıt. Sövmek. Şaşırmış.

Blank : Sayıyı önlemek (spor terimi). Feshetmek. Boşluk. Boş kağıt. Sövmek. Silmek. Boş. Boş yer.

Brought out : Görülmesini sağlamak. Yayımlamak. Meydana çıkarmak. Piyasaya yeni mal sürmek. Yapmak (yeni bir şeyi). Piyasaya sürmek. Belirtmek. Belli etmek. Yayınlamak.

 

Bare : Açmak. Açık. Açığa çıkartmak. Süssüz. Açılmak. Çıplak. Gözle görülür hale getirmek. Boş. Tamtakır.

Blanking : Kalıpla kesme. Tıkama. Karartma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kesme. Silme. Silmek. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Sayıyı önlemek (spor terimi).

Blanker : Silmek. Yazısız kağıt. Boş. Boş yer. Tam. Yazısız. Boşluk. Anlamsız. Görüntüsüz (televizyon terimi). Feshetmek.

Bring out : Cesaret vermek. Belli etmek. Meydana çıkarmak. Üzerinde durmak. -i açmak. Yayımlamak. Yayınlamak. Yapmak (yeni bir şeyi). Üretmek. Öndürmek.

Cast off : Avara etmek. Örgüye başlamak. Terk etmek. Çıkarıp atmak. İlişkisini kesmek. İlmek atmak. Tahmin etmek (yazının uzunluğunu). (ilmek) iğneden çıkarmak. Ağların suya atılması ve balıkların etrafının çevrilmesi komutu.

Bruit about : Yaymak (söylenti).

Pluck out synonyms : blanked, abstract, bared, call forth, bares, blanks.