Plucked türkçesi Plucked nedir

Plucked ile ilgili cümleler

English: Ali plucked the chicken.
Turkish: Ali tavuğu yoldu.

English: Even though I plucked up courage to invite Jale to a film, she stood me up.
Turkish: Jale'yi bir filme davet etmek için cesaretimi toplasam bile, o beni sattı.

English: Eve plucked fruit from the tree of knowledge.
Turkish: Havva, bilgi ağacından meyve kopardı.

English: Have you ever plucked a chicken?
Turkish: Hiç bir tavuğun tüylerini yoldun mu?

English: He plucked one of his few strands of beard.
Turkish: O, sakalındaki az sayıda telden birini yoldu.

Plucked ingilizcede ne demek, Plucked nerede nasıl kullanılır?

Be plucked : Sınavda başarısız olmak (britanya argosu). Sınavı vermemek. Sınavı geçememek. Sınavı verememek. Sınavdan kalmak.

Pluck off : Aşağılamak. Utandırmak. Koparmak.

Pluck out : Çıkarmak.

Pluck up by the root : Kökünden sökmek.

Would you please pluck my eyebrows : Kaşlarımı alır mısınız.

Plug : Reklamını yapmak. Tapa. Tapalamak. Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. İlgilenmek. Harıl harıl çalışmak. Reklamını yapmak (radyo). Tıkaç. Durdurmak.

 

Pluckiest : Azimli. Yiğit. Atılgan. Cesur. Acar. Yılmaz. Koçak. Gözü pek. Yürekli.

Pluckiness : Atılganlık. Cesurluk. Yiğitlik.

Pluck : Yağmalamak. Sürüklemek. Soymak. Tüylerini yolmak. Koparmak (çiçek veya meyve vb'ni). Sınıfta bırakmak. Ayıklamak (yün). Talan etmek. Asılmak. Çekmek.

Have a crow to pluck : Meselesi olmak. Paylaşacak kozu olmak.

İngilizce Plucked Türkçe anlamı, Plucked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plucked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burgled : Soymak (ev). Hırsızlık yaparak çalmak.

Depredating : Kırıp geçirmek.

Burglarise : Soymak (ev). Hırsızlık yaparak çalmak (burglarize olarak da yazılır). Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soy. Ev soymak. Hırsızlık yaparak çalmak.

Add : Neticelenmek. Karıştırmak. İlave etmek. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Artırmak. Çalmak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Katmak. Ekleme yapmak.

Deflorated : Kızlığını bozmak. Çiçeklerini yolmak. Kızlık bozmak.

Bark : Ağaç kabuğu. Gemi. Öksürük. Kabuk. Odunsu bitkilerde damarlı kambiyumun dışında kalan, ikincil soymuk boruları, korteks ve peridermden oluşan tabakaya verilen ad. Barka. Bağırmak. Havlama.

Despoils : Soymak (yağma). Soygunculuk.

Pirates : İzinsiz yayınlamak. Korsanlar.

Rived : Parçalanmak. Yarılma. Kırılmak. Yarmak. Yırtmak. Yarılmak. İncitmek. Kırmak.

Aggregates : Etmek (toplamı). Ulaşmak (toplamı). Toplam büyüklükler. Birleştirmek.

 

Plucked synonyms : unfeathered, dragged, burgles, fleece, drag, depredated, foraying, loots, accumulate, decorticate, drags, pull, burglarizes, pull up, absorb, cozens, add together, burglarize, abides, drag along, accumulating, freebooted, burglarizing, burgle, abided, freebooting, arrest, pulls, plucks, plowed, amass, pirate, eat away.

Plucked zıt anlamlı kelimeler, Plucked kelime anlamı

Bowed : Eğri. Kavis şeklinde. Eğriltilmiş.

Feathered : Kuş tüylü. Tüylü. Zengin olmuş. Kuştüyü ile yapılmış. Tüysü. Tüylü (kuş). Tüy gibi.

Plucked ingilizce tanımı, definition of Plucked

Plucked kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having courage and spirit.