Burglarise türkçesi Burglarise nedir

  • Hırsızlık yaparak çalmak.
  • Hırsızlık amacıyla eve girmek.
  • Soymak.
  • Soy.
  • Hırsızlık yaparak çalmak (burglarize olarak da yazılır).
  • Ev soymak.
  • Soymak (ev).

Burglarise ingilizcede ne demek, Burglarise nerede nasıl kullanılır?

Burglaries : Ev soygunu. Hırsızlık. Hırsızlar.

Burglarious : Hırsızlık ile ilgili. Ev soygununa ait. Ev soygunu ile ilgili.

Burglariously : Hırsızlıkta veya soygunculukta bir yöntem. Kırıp girerek. Hırsızlık yaparak. Çalarak.

Burglarize : Hırsızlık etmek. Ev soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Soy. Soymak (ev). Soymak. Hırsızlık amacıyla eve girmek.

Burglarized : Soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Soyulmuş (ev vb). Soymak (ev).

Burglars : Hırsız (ev soyan). Ev hırsızı. Ev veya bina hırsızı. Hırsız. Ev soyan hırsız. Evden hırsızlık yapan. Ev soyguncusu. Soyguncu.

Burglary : Soygun. Soygunculuk. Ev soygunu. Hırsızlık. Evden hırsızlık yapma. Ev veya bina soyma. Soygun yapma. Ev soyma.

Burglary insurance : Hırsızlık sigortası.

Burglar alarm : Bir hırsız alarmı tarafından çıkarılan gürültülü ve yüksek ses. Hırsız uyarısı. Hırsız alarmı. Gürültülü ve yüksek ses çıkararak izinsiz girişleri ikaz eden elektronik cihaz (bir soyguncu tarafından pencere veya kapı açıldığında veya kurcalandığında).

 

Burglarizes : Soymak (ev). Soy. Soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Ev soymak.

İngilizce Burglarise Türkçe anlamı, Burglarise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burglarise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bares : Açık. Açığa vurmak. Çıplak. Açılmak. Çıkarmak. Gözle görülür hale getirmek. Açmak.

Bare : Gözle görülür hale getirmek. Süssüz. Çıplak. Açmak. Açılmak. Açık. Çıkarmak. Tamtakır. Açığa çıkartmak.

Break in : Terbiye etmek. Motor parçaları yeniyken, yüzey pürüzlerini gidermek ve boyutsal uyum sağlamak için yapılan ön çalıştırma. Evcilleştirmek. Sözünü kesmek. Yarıda kesmek. Zorla girmek. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Araya girmek. Lafa karışmak. Lafı bölmek.

Ancestry : Ecdat. Atalar. Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Sülale. Atalık. Ata. Nesep.

Breed : Yavrulamak. Doğurmak. Çiftleşmek. Büyütmek. Cins. Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları. Tür. Üretmek.

Ascendence : Üstünlük. Yukarı çıkma. Kontrol. Egemenlik. Hakimiyet.

Bloodlines : Nesil. Nesep. Aile şeceresi. Soy kütüğü.

Births : Doğum. Doğumlar. Kaynak. Doğurma. Doğuş. Yavrulama. Köken. Doğma. Nesil.

Bared : Çıkarmak. Yalın. Açmak. Açılmak.

Burglarise synonyms : burglarizes, burglarize, burgling, steal, blooding, ascendance, heist, ancestries, burglarized, breeding, clean out, bloods, ancestors, burgles, birth, blood, decorticate, ancestresses, burgled, bloodings, barked, burglarizing, bark, break, bloodline, burgle.