Burglary türkçesi Burglary nedir

Burglary ile ilgili cümleler

English: Ali did time for burglary.
Turkish: Ali hırsızlık için hapse girdi.

English: There's been a burglary.
Turkish: Bir hırsızlık olmuş.

English: He was arrested on the charge of burglary.
Turkish: Hırsızlık suçundan tutuklandı.

Burglary ingilizcede ne demek, Burglary nerede nasıl kullanılır?

Burglary insurance : Hırsızlık sigortası.

Burglar alarm : Hırsız alarmı. Hırsız uyarısı. Bir hırsız alarmı tarafından çıkarılan gürültülü ve yüksek ses. Gürültülü ve yüksek ses çıkararak izinsiz girişleri ikaz eden elektronik cihaz (bir soyguncu tarafından pencere veya kapı açıldığında veya kurcalandığında).

Cat burglar : Ev hırsızı. Duvara tırmanıp giren hırsız. Pencereden giren soyguncu. Hırsız. Duvara tırmanıp eve giren hırsız.

Burglar : Soyguncu. Evden hırsızlık yapan. Ev hırsızı. Hırsız (ev soyan). Hırsız. Ev soyan hırsız. Ev veya bina hırsızı. Ev soyguncusu.

Burglaries : Hırsızlık. Hırsızlar. Ev soygunu.

Burgle : Soymak (ev). Ev soymak. Soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soymak (ev vb).

Burglarize : Soy. Soymak (ev). Soymak. Ev soymak. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık etmek.

 

Burglariously : Kırıp girerek. Hırsızlıkta veya soygunculukta bir yöntem. Hırsızlık yaparak. Çalarak.

Burglarise : Hırsızlık yaparak çalmak (burglarize olarak da yazılır). Soy. Ev soymak. Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek. Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak.

Burglarious : Ev soygunu ile ilgili. Hırsızlık ile ilgili. Ev soygununa ait.

İngilizce Burglary Türkçe anlamı, Burglary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burglary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Despoliation : Yağma. Yağmacılık.

Hijacking : Korsanlık. Uçak kaçırma. Ele geçirme. Alan adı saldırısı. Gemi kaçırma. Gasp. Silahlı soygun.

Capering : Sıçrama. Muziplik etmek. Zıplamak. Hoplayıp zıplamak. Hoplamak. Aptalca davranmak. Sıçramak. Oynaşmak. Oynayıp sıçramak.

Pillaging : Talan. Talan etme. Talan etmek. Yağmalama. Yağmalamak. Ganimet olarak almak. Yağma. Soyma.

Heist : Aşırmak. Hırsızlık yapmak. Silahlı soygun. Yürütmek. Soygun yapmak. Soymak. Çalmak.

Despoil : Mahrum etmek. Soymak. Soymak (yağma). Yağma etmek. Yağmalamak.

Heisting : Hırsızlık yapmak. Çalmak. Yürütmek. Silahlı soygun. Soymak. Soygun yapmak.

Hijackings : Korsanlık. Alan adı saldırısı. Ele geçirme. Uçak kaçırma. Silahlı soygun. Gasp. Gemi kaçırma.

Despoiled : Soymak. Yağmalamak. Soymak (yağma).

Capered : Sıçramak. Oynaşmak. Oynayıp zıplamak. Oynayıp sıçramak. Sıçrama. Hoplayıp zıplamak. Aptalca davranmak. Hoplamak. Zıplamak.

Burglary synonyms : rief, depredation, heists, robberies, effraction, break in, depredations, holdup, accroachment, larceny, breaking and entering, despoilments, burglaries, caper, plundering, robbing, hijack, heisted, banditry, despoliations, latrociny, despoilation, plunderage, banditries, holdups, despoils, despoiling, hijacks, felony, despoilment, spoliation, robbery, larcenies.

 

Burglary ingilizce tanımı, definition of Burglary

Burglary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Breaking and entering the dwelling house of another, in the nighttime, with intent to commit a felony therein, whether the felonious purpose be accomplished or not.