Rived türkçesi Rived nedir

Rived ile ilgili cümleler

English: A detective arrived upon the scene of the crime.
Turkish: Dedektif suç mahalline geldi.

English: A lot of English words are derived from Latin.
Turkish: İngilizce sözcüklerin çoğunluğu Latince'den gelmiştir.

English: "They've arrived!" "And none too soon!"
Turkish: "Geldiler!" "Tam zamanında!"

English: A committee of congressmen has arrived.
Turkish: Bir kongre heyeti geldi.

English: A reminder from the library has arrived.
Turkish: Kütüphaneden bir hatırlatma notu geldi.

Rived ingilizcede ne demek, Rived nerede nasıl kullanılır?

A rivederci : Sonra görüşürüz!. Çok geçmeden görüşürüz!. Hoşçakal!. Elveda!.

Arrived : Gelip çatmak. Başarmak. Alma tarihi. Vardı. Gelmek. Vardı (nakliyat). Ulaşmak. Ulaşmış. Varmak. Başarı kazanmak.

Arrived at : Varmak.

Arrived late : Oraya gecikme ile geldi. Geç kaldı. Zamanında orada değildi.

Arrived on time : Zamanında ulaştı. Zamanında geldi. Orada olması beklenen zamanda oraya ulaştı.

Deprived : Mahrum edilmiş. Yoksun. Yoksul. Muhtaç. Sosyal haklardan yoksun. Mahrum.

Deprived childhood : Yoksunluk içinde çocukluk. Zor çocukluk. Zorluk ve ihtiyaç içinde geçen çocukluk.

 

Be derived : Türemek.

Arrivederci : Şimdilik hoşça kal. Hoşçakal. Tekrar görüşmek üzere (italyanca). Güle güle.

Be deprived of : -den mahrum olmak. Yoksun olmak. Mahrum olmak. Yoksun kalmak. -si olmamak. -den yoksun olmak.

İngilizce Rived Türkçe anlamı, Rived eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rived ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Claw : Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. El uzatmak. Cırmalamak (kedi vb). Pençe atmak. Sağım pençesi. Pençelemek. Tırnak. Pençe vurmak. Çekmek (zorlukla). Alıcı ve göstericide filmin aralı devinimine bağlı olarak çalışan, filmdeki deliklere girerek ya filmin pencere önünde düzgün durmasını ya da aralı devinim düzeneğine bağlı olarak bir resim boyu ilerlemesini sağlayan madenden çıkıntılar. (buna göre tutucu ve yürütücü tırnak çeşitleri vardır.).

Aggrieving : Kederlendirmek. Üzmek. Mağdur duruma düşürmek. Rencide etmek. Mağdur etmek. Gücendirmek.

Waterfall : Çağlayan. Şelale. Akarsuların yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan doğal su düşüşü, bk. büyük çağlayan. Çavlan. Danışman.

Disservice : Kötülük. Zarar. Zararlı iş. Zararlı davranış. Ziyan. Hasar. İncitici davranış.

Pull : Gelmek. Etki. Çekme. Kürek çekmek. Yudum. Kenara çekmek (araba). Nüfuz. İçmek. Koymak. Kalkmak (araba).

Breaks : Çözmek. Batırmak. İhlal etmek. Bozdurmak. Kesmek. Bozmak. Kaçmak. Molalar. İflas etmek.

Centre : Ortalamak (merkezlemek). Ortaya almak. Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Punta. Odak. Merkezde toplanmak. Göbek. Ortaya koymak. Ilımlı kimse. Bir merkezde toplanmak.

 

Lacerating : Yırtılma. Yaralamak. Üzme halleri. Kırma. Üzmek. Parçalamak. Yaralama. Parçalama.

Break open : Zorla açmak. Açmak.

Rived synonyms : cerebrate, breake, fracture, fissuration, estuary, listen, gall, zoom in, breach, be offended, cleavage, get over, crumble, immerse, break off, mangles, scission, chapping, disservices, cleave, be broken, lacerate, break to pieces, chip, come to bits, pulls, harm, cleft, rip off, plucks, cleaves, come apart, break down.

Rived zıt anlamlı kelimeler, Rived kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Gevşetmek. Gevşemek. Çözülmek. Çözmek. Koyuvermek. Açmak.

Pleased : Hoşnut. Hoşnut edilmiş. Memnun olmuş. Mütelezziz. Keyifli. Mahzuz. Memnun.