Kesik nedir, Kesik ne demek
Kesik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Kesilmiş olan.
- Aralıklı.
- Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür

- Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu).
- Kısa.
- Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik.
- Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek.
- Kesilerek bozulmuş olan.
- Parası olmayan.
- Kesilmiş olan yer.
- Tutkun, hayran.
"Kesik" ile ilgili cümle
- "Derinlerden gelen kesik düdük sesleri arasında, evimin ve çocuklarımın çığlığını yakalamak için bir hayli uğraştım." - N. F. Kısakürek
- "Kesik süt."
- "İçinde bir gazete kesiği var." - F. R. Atay
- "Biri saçları kesik, gözleri ayrık, dişleri dökük fakat çok dinç ve güzel bir nineydi." - H. E. Adıvar
- "Parmağındaki kesikler."
Yerel Türkçe anlamı:
Sıra, nöbet.
Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek.
Yemeni, terlik.
Hızlı yürüyemeyen, yorgun: O atı sakın alma kesiktir.
Kansız, zayıf insan.
Dayanıksız, güçsüz (kimse).
Sebze bahçesi.
Köye yakın tarla.
Engebeli toprak.
Ayakkabı.
Çayırların kıyılarındaki bataklıklar.
Bağları ayıran çit.
Çökelek.
Sudan, dondan ve çoraktan sararmış ekin.
Köye yakın tarla, bahçe.
Süzülmüş ayran.
Tepelerin üzerindeki düzlük.
Kesik, kapalı
Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek, ark.
Köy evlerinde ambar işini gören, kerpiçle bölünmüş yer.
Hendek, ark: Bağın etrafını kesikle çivirttirdim.
Gitar terimi olarak anlamı:
Üst perdelere daha rahat ulaşılabilmesi için gövde ile sapın birleştiği kısmın altına açılan oyuk.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çökelek.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
[Bakınız: kesmik]
Bozulup çökelek durumuna gelen süt. (Küçükkabaca *Uluborlu, Yukarıtırtar *Yalvaç -Isparta)
Bilimsel terim anlamı:
Gazete ya da dergilerden kesilmiş yazı.
Gazete ve dergilerden, bir yazının ya da belli bir konuyla ilgili bölümlerin kesilip saklananları.
İngilizce'de Kesik ne demek? Kesik ingilizcesi nedir?:
cutaway, cutting, clipping (newspaper)
Fransızca'da Kesik ne demek?:
coupure
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Ağrı şehrinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İzmir ilinde, Menemen belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Adana ili, Karataş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Kesik hakkında bilgiler
Kesik, Osmanlı döneminde kenarları kesilerek piyasaya sürülen akçeler için kullanılan deyim. Bu işlem, mali bunalım dönemlerinde gerçekleşmiştir ve 17. yüzyılda artmıştır. İşlemle hazine zarara uğrayınca yasal önlemler alınmıştır.
Kesik ile ilgili Cümleler
- Kesikler ne kadar derin?
- Bu sadece bir kesik.
- Kesik birkaç gün içinde iyileşecektir.
- Tom'un yanağında kötü bir kesik var.
- Bir kesik kanıyorsa, üzerine baskı uygula.
- O kesik enfekte olmuş görünüyor.
- Bu sabahtan beri elektrik kesik.
Kesik anlamı, kısaca tanımı:
Kesik hava : Halk şiiri dışında yanık ezgili deyiş.
Kesik kelime : Bir bölümü kesilerek kullanılan söz.
Kesik kerem : Âşık Kerem'in ezgilerinde görülen yanık türkü dalı.
Kesik kesik : Kısa kısa. Ara vererek.
Kesik koni : Bir koninin, tabanına paralel bir düzlemle kesilmesinden elde edilen cisim.
Kesik piramit : Bir piramit, tabanına paralel bir düzlemle kesildiğinde taban yönünde kalan cisim.
Kesik prizma : Bir prizmanın bütün yer ayrıtlarını kesen bir düzlemle elde edilen, kesiti ile tabanı arasında kalan cisim.
Kulağı kesik : Görmüş geçirmiş, deneyimi fazla olan, uyanık.
Kesikli : Aralıklarla süren, duraklamalar yapan (elektrik akımı). Kesikleri olan.
Kesiklik : Kesik olma durumu. Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk.
Kesiklik vermek : Hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk ortaya çıkmak. ara vermek.
Kesiksiz : Kesilmeden, ara vermeden sürüp giden (elektrik akımı). Kesilmeden süren, sürekli, süreli, devamlı, mütemadi. Ara vermeden.
Eski kulağı kesiklerden olmak : Görmüş geçirmiş, çok deneyimli olmak.
Kulağı kesiklik : Kulağı kesik olma durumu.
Yağsız : Yağı az. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış. Yağı olmayan. İnce, zayıf.
Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.
Çökelek : Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.
Ekşimik : Yağı alınmış sütten yapılmış olan peynir, kesmik, çökelek.
Gazete : Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın. Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer.
Dergi : Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.
Kupür : Giyside kesim. Kesik.
Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.
Kısa : Kısaca, kısaltarak. Kısa olan şey. Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan.
Yer : Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Gezinilen, ayakla basılan taban. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. İz. Durum, konum, vaziyet. Önem. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Görev, makam. Durum, konum. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Yerküre. Ülke.
Aralıklı : Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Kesik kesik. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı.
Takım : Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Sigara ağızlığı. Takım elbise. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad.
Tutkun : Gönül vermiş, meftun, meclup. Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün.
Hayran : Çok beğenen, hayranlık duyan (kimse).
Kesik akıtma : Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üzerinde kesilmiş ve biraz aşağıdan tekrar başlamış olması durumu.
Kesik atmak : [kesik kesmek]: Tarlanın kenarına 50-60 cm. derinlik ve yükseklikte hendek açmak. (Darıveren *Acıpayam -Denizli) [kesik kesmek] : (Darıveren *Acıpayam -Denizli)
Kesik boğaz alabalık : Kemikli balıklardan, alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından, Kuzey Amerikanın iç bölgelerindeki soğuk akarsu ve göllerde yaşayan, yetiştiriciliği yaygın olmayan bir tür.
Kesik cümle : [Bakınız: eksiltimli cümle] Azerbaycan Türkçesi: yanımçıg cümlä; Türkmen Türkçesi: doolı dääl sözlem; Gagauz Türkçesi: yarıcümlä; Özbek Türkçesi: toliqsiz gap; Uygur Türkçesi: toluqsiz cümlä; Tatar Türkçesi: kim cömlä; Başkurt Türkçesi: kamhöyläm; Kmk: tolmagan cumla; Krç.-Malk.: tolmagan aytım; Nogay Türkçesi: tolmaganyıyma; Kazak Türkçesi: tolımsız söylem; Kırgız Türkçesi: kemtik süylöm; Alt:: tolo emes ermek;Hakas Türkçesi: toldıra nimes predlojeniye; Tuva Türkçesi: tolu eves tomak; Şor Türkçesi: toldura ebeserbek; Rusça: nepolnoye predlojeniye
Kesik çatma : Taban ile tabana koşut olan bir düzlemle sınırlanan çatma parçası.
Kesik dağılım : Bir dağılımdan belli bir değerin sağında ya da solunda uzanan kesimi boşlayarak elde edilen dağılım.
Kesik dna zinciri : DNA kopyalanması esnasında çift ipliğin 5'-3' yönündeki ipliğini süreksiz parçalar hâlinde tamamlayan yeni sentezlenmiş zincir. Ecolide bu parçalar Okazaki parçaları olarak adlandırılmıştır. Lider zincir olarak adlandırılan diğer iplik 3'-5' yönündedir ve süreklidir. Tamamlayıcı nükleotitler her iki zincirde de 5'-3' yönündedir.
Kesik kesmek : Hendek açmak. [Bakınız: kesik atmak]
Kesik kızgınlık : Bölünmüş kızgınlık.
Kesik koninin hacmi :
Diğer dillerde Kesik anlamı nedir?
İngilizce'de Kesik ne demek? : adj. cut, disconnected, broken, interrupted
adv. off
n. cut, gash, incision, Scotch, slash, slit, snick
Fransızca'da Kesik : coupé/e, mutilé/e, fendu/e, tronqué/e
Almanca'da Kesik : n. Einschnitt, Zeitungsausschitt
adj. intermittierend
Rusça'da Kesik : n. вырезка (F), надрез (M), порез (M), щель (F), разрез (M), шлиц (M), прорезь (F), пень (M)
adj. изрезанный, отрывистый, неровный, усеченный, куцый

Bu kısımda Kesik nedir? Kesik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kesik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kesik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.