Kesik hava nedir, Kesik hava ne demek

Kesik hava; bir müzik terimidir.

  • Halk şiiri dışında yanık ezgili deyiş

Kesik hava anlamı, kısaca tanımı:

Kesik : Tutkun, hayran. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Kesilmiş olan. Kısa. Kesilmiş olan yer. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Aralıklı. Kesilerek bozulmuş olan. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Parası olmayan.

Hava : Müzik parçalarında tür. Çevreyi kuşatan boşluk. Keyif, âlem. Çekicilik. Esinti. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Tarz, üslup. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik.

Halk : Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Yaratma. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.

 

Şiir : Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.

Yanık : Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Yanmakta olan. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Yanmış olan. Bıkkın, üzüntülü, dertli. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Rengi koyulaşmış.

Ezgili : Ezgisi olan, melodik.

Deyiş : Halk şiiri, halk türküsü. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Deme, söyleme işi. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.