Yanık nedir, Yanık ne demek
Yanık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Yanmakta olan.
- Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu.
- Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz.
- Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk.
- Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili.
- Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan.
- Yanmış olan.
- Rengi koyulaşmış.
- Bıkkın, üzüntülü, dertli

"Yanık" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu." - R. Enis
- "Binada yanık lamba bırakmayın."
- "Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız." - S. F. Abasıyanık
- "Yanık bir çocuk."
- "Aşk söyletir en yanık türküleri / Ay buluta girdiği gecelerde" - C. S. Tarancı
- "Halıdaki yanığı ördürmeli."
Yerel Türkçe anlamı:
Gövdede açılan yara izi.
Kavruk, gelişmemiş.
Köy düğününde, kız almaya giderken yolda verilen yemek, çörek.
Sevdalı.
Çok susamış.
Nişanlı yanların birbirine gönderdikleri armağan.
Etkin, dokunaklı, yakıcı.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. Kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur.
Yanık yeri.
Yanık isminin anlamı, Yanık ne demek:
Erkek ismi olarak; Yanmış olan. Duygulu, dokunaklı. Kavruk, gelişmemiş. Âşık.
İngilizce'de Yanık ne demek? Yanık ingilizcesi nedir?:
burn
Fransızca'da Yanık ne demek?:
brûlure, aduste
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Yozgat ilinde, Kadışehri ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Ankara şehrinde, Kızılcahamam ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Sapanca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Yanık hakkında bilgiler
Yanık, ısı, elektrik, kimyasal madde, sürtünme ya da radyasyon nedeniyle et veya deri üzerinde meydana gelen bir yaralanma çeşididir. Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır. Yanık bazı alt katmanlara da geçtiğinde, kısmi kalınlıkta yanık ya da ikinci derece yanık olarak nitelendirilir. Tam kalınlıkta veya üçüncü derece yanıklarda, yara derinin tüm katmanlarına geçmiş olur. Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.
Gerekli tedavi, yanığın şiddetine göre değişmektedir. Yüzeysel yanıklar basit ağrı kesiciler ile tedavi edilebilirken, daha büyük yanıklar özel yanık tedavi merkezlerinde daha uzun süreli tedavi gerektirebilir. Yanığa soğuk su tutmak acıyı hafifletip yara oluşumunu azaltabilir, fakat soğuğa uzun süre maruz kalmak da düşük vücut sıcaklığına yol açabilir. Kısmi kalınlıkta yanıkların sabun ve su ile temizlenmesi, devamında da sarılması gerekebilir. Su toplayan yerlere ne yapılması gerektiği tam olarak belli değildir, ancak muhtemelen en uygunu kabarcıklara dokunmamak olacaktır. Tam kalınlıktaki yanıklar genellikle deri grefti gibi cerrahi tedaviler gerektirmektedir. Geniş çaplı yanıklarda genellikle yüksek miktarda damar içi sıvıya ihtiyaç duyulur, zira yanığa vücudun verdiği iltihabi yanıt kılcal damardan önemli derecede sıvı çıkışı ve ödem ile sonuçlanacaktır. Yanıklara ilişkin en yaygın komplikasyonlar enfeksiyon ile ilgilidir.
Geniş çaplı yanıklar ölümcül olabilirken, 1960’tan beri geliştirilen modern tedaviler özellikle çocuk ve gençlerde alınan sonuçları önemli derecede geliştirmiştir. Tüm dünyada yaklaşık 11 milyon insan tıbbi tedaviye başvurmakta ve her yıl yaklaşık 300.000 kişi yanık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde, bir yanık tedavi merkezine kabul edilen hastaların yaklaşık %4’ü yaraları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Yanığın uzun vadedeki sonucu en başta yanığın boyutuna ve yanığa maruz kalan kişinin yaşına bağlıdır.
Bir yanığın özellikleri yanığın derinliğine bağlıdır. Yüzeysel yanıklarda iki veya üç gün boyunca acı hissedilmekte, sonraki birkaç gün içinde ise deri soyulmaktadır . Daha şiddetli yanıklara maruz kalanlar ise gerginlik hissettiklerini söyleyebilir veya acıdan ziyade bir bası hissinden şikâyet edebilirler. Tam kalınlıktaki yanıklarda hafif dokunuş veya iğne batırmaları hiç hissedilmeyebilir. Yüzeysel yanıklar genellikle kırmızı renkte olurken, daha şiddetli yanıklarda pembe, beyaz veya siyah yaralar gözlenebilir. Ağzın etrafındaki yanıklar veya burun içinde yanmış kıllar, solunum yollarında yanık meydana geldiğine işaret edebilir, ancak bu bulgular kesin olarak belirleyici değildir. Yanığın daha ciddi belirtileri arasında şunlar vardır: nefes darlığı, ses kısıklığı ve stridor veya hırıltılı solunum. İyileşme süreci boyunca kaşıntı sıklıkla görülebilir; kaşıntı yetişkinlerin yaklaşık %90’ında, çocukların ise tamamında meydana gelmektedir. Hissizlik veya karıncalanma elektrik kaynaklı yanıklardan sonra uzunca bir süre devam edebilir. Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.
Yanık ile ilgili Cümleler
- Lütfen ateşi yanık bırakın.
- Birçok yolcu, üçüncü derece yanıklardan muzdaripti.
- Benim parmağımda bir yanık var.
- Eskiden sarışın ve yanık tenli olduğuna inanamıyorum.
- Bu kahvenin tadı yanık.
Yanık kısaca anlamı, tanımı:
Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.
Kalan : Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Kalma işini yapan. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
Meydan : Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Fırsat, imkân veya vakit. Alan, saha. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer.
Yanık kokmak : İs kokmak. ortalıkta bir şeyin yandığını anlatan koku bulunmak.
Yanık ses : Dokunaklı ses.
Bağrı yanık : Çok dert, acı, sıkıntı çekmiş, bağrı kara.
Karayanık : Şarbon.
Yüreği yanık : Duygulu, hassas olan (kimse).
Amele yanığı : Güneşin etkisiyle vücudun giysi dışında kalan bölümlerinde oluşan yanık.
Gece yanığı : Uçuk gibi birdenbire oluşan kabarcıklı deri döküntüsü.
Güneş yanığı : Güneşte uzun süre ve korumasız olarak kalma sonucunda deride oluşan rahatsızlık.
Yanık sesli : Dokunaklı sese sahip (kimse).
Yanıkara : Şarbon.
Yanıklık : Yanık olma durumu.
Yanıksı : Biraz yanık olan.
Bağrı yanıklık : Bağrı yanık olma durumu.
Yüreği yanıklık : Yüreği yanık olma durumu.
Yanmak : Vücut veya nesnelerin ısısı artmak. Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak. Yanık acısına benzer bir acı duymak. Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak. Parlamak, parıldamak. Zarara, kötülüğe uğramak. Çok üzülmek. Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek. Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek. Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak. Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek. Çok istemek, çabalamak. Isı, ışık veren bir konuma geçmek.
Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Sorun, mesele, sendrom, problem. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet.
Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Ruh sağlığının bozulması durumu.
Gelişme : Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm. Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey.
Kavruk : Zayıf. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş.
Verimsiz : Verimi olmayan veya az olan, yetersiz.
Kıraç : Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak).
Elektrik : Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
Bıkkın : Çok bıkmış, usanmış, bezmiş.
Üzüntülü : Üzüntüsü olan, acılı, müteessir. Üzüntü veren. Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak.
Dertli : Derdi olan.
Duygulu : Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, duyar, hassas.
Dokunaklı : Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik.
Acılı : Acısı olan, kederli. Acı katılmış olan.
Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.
Yanık amonyak : Amonyağın tüm olarak yanması ile, bileşimi % 99.0-99.75 azot,% 1.0-0.25 hidrojen olan gaz karışımı.
Yanık amonyaklı atmosfer : Yanmış amonyaktan oluşan fırın atmosferi.
Yanık çelik : Yanma olayına uğramış ve işe yaramaz duruma gelmiş çelik.
Yanık düren : Son çocuk, tekne kazıntısı.
Yanık rüzgar : Çabuk dinen yel.
Yanık şoku : Yanık yüzeylerden önemli miktarda plazma kaybı sonucu oluşan bir şok.
Yanık : [Bakınız: acı, acımış]
Yanık yanmak : Yakınmak.
Yanıkağıl : Tekirdağ ili, Çerkezköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Yanıkal : Kahverengi, doruya yakın al.
Diğer dillerde Yanık anlamı nedir?
İngilizce'de Yanık ne demek? : adj. elegiac, on
n. burn, scald
Fransızca'da Yanık : hâlé/e
Almanca'da Yanık : n. Einschnitt, Verbrennung
adj. verbrannt, versengt
Rusça'da Yanık : n. ожог (M), гарь (F), прогар (M), жженка (F)
adj. сгоревший, жженый, загорелый, жалобный, жалостный, истомившийся, слабый, хилый

Bu kısımda Yanık nedir? Yanık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yanık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yanık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.