Yanıkara nedir, Yanıkara ne demek

  • Şarbon

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit kötü çıban.

Güneş vurmuş kavun, karpuz.

Börülce.

Bir ilenç.

Fasulye.

Yıldırım.

Bir ekin hastalığı.

Lekelenmiş kişi.

Lekelihumma.

Suçlu.

At ve sığırlarda görülen bir çeşit hastalık.

Akciğer zarı yangısı.

Ağaç gövdesinde kabuk kararma hastalığı.

Sığırda, atta görülen bir hastalık.

Süreğen bel romatizması.

Huysuz (hayvan için).

Beceriksiz.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yaz aylarında, meradaki geviş getiren hayvanlarda görülen, kaslardaki latent sporlarının etkinleşmesiyle oluşan, yüksek ateş, kısa sürede ölüm ve kangrenli kas yangısıyla belirgin toksemik hastalık, amfizemli kangren, semptomatik şarbon, kara yakma, kara yandık, kara yanık.

Diğer sözlük anlamları:

Karakabarcık, şarbon.

İngilizce'de Yanıkara ne demek? Yanıkara ingilizcesi nedir?:

blackleg, black leg, black quarter

Yanıkara hakkında bilgiler

Etken: Clostridium chauvei'dir. Sporları dezenfektanlara ve çevre şartlarına dayanıklı, bu nedenle toprakta yıllarca yaşayabilirler.

Yanıkara anlamı, kısaca tanımı:

Yanık : Yanmış olan. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Bıkkın, üzüntülü, dertli. Rengi koyulaşmış. Yanmakta olan. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu.

 

Şarbon : Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan tehlikeli hastalık, karakabarcık, karayanık, yanıkara.

Etken : Etki eden şey, faktör. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir.

Spor : Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.

Çevre : Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Yağlık. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

Dayanıklı : Metanetli, metin, mütehammil. Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil.

Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Kara. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Ülke.

Yanıkararasıca : Bir ilenç.

Diğer dillerde Yanıkara anlamı nedir?

Rusça'da Yanıkara : n. язва (F)