Ustulate türkçesi Ustulate nedir

Ustulate ingilizcede ne demek, Ustulate nerede nasıl kullanılır?

Pustulate : Sivilce. Sivilceli. Kabarcık.

Ustulation : Yanma. Yakma. Kurutma. Kavurma. Isıtarak ayrıştırma. Kararma.

Pustulation : Sivilcelenme. Kabarcık. Püstülasyon. Çıbanlaşma. Sivilce.

Bovine infectious pustular vulvovaginitis : Herpesviridae ailesi, alphahepresvirinae alt ailesinde bulunan sığır herpesvirüs 1’in boğalarda penis ve prepusyumda, ineklerde vajina ve vulvada püstül oluşumuyla ve gebe hayvanlarda yavru atmayla belirgin çok bulaşıcı hastalık, çiftleşme egzantemi, enfeksiyöz püstülar vulvovajinitis, veziküler vajina yangısı, ipv, sığırların veziküler çiftleşme egzantemi. enfeksiyon koyun ve keçilere de vajina yangısına yol açar. Sığırların bulaşıcı püstüler vulvovajinitisi.

Contagious pustular dermatitis : Bulaşıcı ektima. Bulaşıcı püstüler dermatitis.

Vesicular pustular exanthem : Bünyesel toksinler veya şap, çiçek, yalancı çiçek, koriza gangrenoza bovum gibi özel etkenler tarafından oluşturulam meme ve meme başı derisinin semptomatik egzamatöz hastalığı. Veziküler püstüler ekzantem.

Juvenile pustular psoriasiform dermatitis : Juvenil püstüler psoriasiform dermatitis. Pitiryazis rozea.

Pustulant : Sivilce yapan.

 

Pustular : Püstülerle ilgili.

Contagious pustular stomatitis : Bulaşıcı püstüler stomatitis. Küçük geviş getirenlerin vebası.

İngilizce Ustulate Türkçe anlamı, Ustulate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ustulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elegiac : Ağıt. Ağıt tarzında. Ağıtsal. Hüzünlü. Karasevdalı. Matemli. Melankolik. Mersiye.

Move : Tahrik etmek. Hareket ettirmek. Taşıma. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Teklif etmek. Hareket. Kıpırdatmak. Kıpırdanmak. Duygulandırmak. Oynamak.

Touching : Dokunaklı. Değinme. Dokunan. Dokunma. Tuşe. Dokunuş. Acıklı. Hazin. İçli.

Elegiacal : Ağıt üslubunda. Melankolik. Ağıt tarzında. Karasevdalı. Hüzünlü.

Bunt : Bocilik. Sürme. Tos vurmak. Tos vurma. Tos. Tos vurma (keçi). Gırgır ağlarında balıkların toplanıp sıkıştırıldığı ve daha kuvvetli materyalden yapılan, torba, çevirme ağlarında balığın toplanıp gemiye alınan, tor ağına göre daha küçük gözlü olan ağ kısmı. Yavaşça vurmak (beyzbol). Topa hafif vurma (baseball terimi).

Contend : Uğraşmak. İleri sürmek. İddia etmek. Yarışmak. Tartışmak. Savaşmak. Çarpışmak. Çekişmek. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Rekabet etmek.

Roll : Dalga dalga göndermek. Rulo yapmak. Rulo ile boyamak. Silindirle ezmek. Soymak (sarhoş vb). Yuvarlanmak. Sürmek. Döndürmek. Tomar yapmak. Çevirmek.

Turned on : Yakılan. Cinsel olarak heyecanlandıran. Aktif hale getirilen (bir uygulamanın, bir lambanın, vb.). Cezbedilen. Deli olan. Açılan. İlgilenen. Çekici gelen. Harekete hazır hale getirilen.

 

Shaded : Gölgeli. Loşlaşmış. Gün ışığından korunmuş. Gölgelenmiş. Gölge ile kısmen gizlenmiş. Gölge ile kaplanmış.

Blackened : İtibarı zedelenmiş. İsli. Karartılmış.

Ustulate synonyms : burn, lighted, blighted, darkened, dimmed, highlighted, singed, tanned, scald, calcined, done to death, luff, pathetic, burned, combust, flap, scorched, wave, ambustion, burnt, adust, claim.

Ustulate zıt anlamlı kelimeler, Ustulate kelime anlamı

Disclaim : Yalanlamak. Tanımamak. Tekzip etmek. Yoksamak. Onaylamamak. Danmak. İnkar etmek. Kabul etmemek. İddiadan vazgeçmek. Vazgeçmek.

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak.

Ustulate ingilizce tanımı, definition of Ustulate

Ustulate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Blackened as if burned.