Kavruk nedir, Kavruk ne demek

Kavruk; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kavrulmuş olan
  • Kurumaya yüz tutmuş.
  • Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan.
  • Zayıf.

"Kavruk" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kalem gibi baldırlı, kavruk çocuklara para verdim." - S. F. Abasıyanık
  • "İşe yaramaz, cansız bir merkebimiz vardı. Sütsüz ve kavruk bir de dişi devemiz." - N. F. Kısakürek
  • "Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Eğri büğrü tahta.

Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununun şeker ya da tatlı yemişle karışımı, helva.

Kurumuş.

Kahve tavası.

Bir kaç yıl önce kesilerek içi çürümüş, boşalmış ağaç.

Patlamış mısır. 2.bk. kavut (I)-

Nişastası az olan buğday.

Âşık, sevdalı.

Dertli, acı çeken.

Kavruk isminin anlamı, Kavruk ne demek:

Erkek ismi olarak; Dertli, acı çeken. Sevdalı, âşık.

Fransızca'da Kavruk ne demek?:

aduste

Kavruk kısaca anlamı, tanımı:

Kavrukluk : Kavruk olma durumu.

Kuruma : Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması. Kurumak işi.

Zayıf : Önemli, güvenilir olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Başarısızlığı gösteren not. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Çok az. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz.

 

İlerleme : İlerlemek işi.

Geliş : Gelme işi.

Yüz : Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yan, taraf. Nedeniyle, sebebiyle. Utanma. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Kesici araçlarda ağız. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Yüzey.

Diğer dillerde Kavruk anlamı nedir?

İngilizce'de Kavruk ne demek? : scorched, dried up, arid; undersized, stunted, wizened

Almanca'da Kavruk : kümmerlich

Rusça'da Kavruk : adj. жареный, хилый