Amele yanığı nedir, Amele yanığı ne demek

  • Güneşin etkisiyle vücudun giysi dışında kalan bölümlerinde oluşan yanık

Amele yanığı hakkında bilgiler

Amele yanığı bir güneş yanığı türüdür. Vücudun bir kısmının giysi, saç, şapka vb. şekillerde güneş ile temasının kesilmesi ve diğer bir kısmının güneşe maruz kalması sonucu ortaya çıkar. Halk arasında amele yanığı denmesinin sebebi, işçilerin güneş altında, atlet gibi iş giysileriyle yanmalarından kaynaklanır. Şık bir görüntü olarak kabul edilmez. Biçimsiz ve orantısız bir yanma türüdür. Ciltteki renk farkını kapatmak için, amele yanığı olan yerler havlu, tişört vs. gibi şeylerle kapatılıp, rengi değiştirilmek istenen yerler açık bırakılarak güneşlenilebilir. Uzun saçtan kaynaklanan ensedeki, alın, kulaklardaki vs. beyazlık ise saçın toplanmasıyla veya kestirilmesiyle ortaya çıkar ve bunun da tek çözümü saçın toplanılarak veya düzgün bir ense tıraşıyla güneşlenilmesidir.

Amele yanığı kısaca anlamı, tanımı:

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Amele : Gündelikle çalışan işçi.

 

Amel : Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Bir çıkarmanın sonucu. Kalma işini yapan. Artan, mütebaki.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Yanık : Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Bıkkın, üzüntülü, dertli. Yanmakta olan. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış.

Şapka : Düzeltme işareti. Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ. Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılmış olan başlık.

Şekil : Biçim. Biçim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Anlatım biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim.

Temas : Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Dokunma. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Değinme, sözünü etme, bahsetme.