Gash türkçesi Gash nedir

Gash ile ilgili cümleler

English: From which track does the train to Higashi-Kagowaka leave?
Turkish: Tren hangi hattan Higashi-Kagowaka' ya hareket eder?

English: Are you related to the Nagashima family?
Turkish: Nagashima ailesinden misin?

English: Are you related to the Nagashimas?
Turkish: Nagashimaslara akraba mısın?

Gash ingilizcede ne demek, Gash nerede nasıl kullanılır?

Gashed : Yarılmış. Yaralı. Yaralanmış. Yırtılmış. Kesik.

Gashes : Kesmek. Kertik. Kesik. Uzunca bıçak yarası. Bıçak yarası. Kertmek. Derin yara. Yaralamak. Yarık. Derin yara açmak.

Gashing : Derin yara. Kesik. Kertmek. Bıçak yarası. Yaralamak. Uzunca bıçak yarası. Kesmek. Derin yara açmak. Yarık açmak. Yarık.

Gasholder : Gaz tankı. Gazometre. Gaz deposu. Gazölçer.

Gashouse : Gazhane.

Gashouses : Gazhane.

Gas analyzer : Gaz çözümleyici. Gaz çözümleci. Gaz karışımlarında bileşenlerin nitel ve nicel tanımlanmaları için kullanılan aygıt.

Gas bag : Gaz torbası.

Gas alert : Gaza karşı hazır bulunma.

Gas ammunition : Gaz cephanesi. Çarpışma sonucu zararlı kimyasallar bırakan patlayıcılar (kimyasal silah türü).

İngilizce Gash Türkçe anlamı, Gash eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incision : Yumuşak dokuların keskin bir aygıtla kuralına uygun olarak kesilmesi işlemi. Kesme. Açım. Bistüriyle kesi yapma, yarma, şak yapma, insizyon. Debridman. Yarma. Şak yapma. Ensizyon.

Cogs : Hile yapmak. Diş. Önemsiz veya değersiz kimse. Dişli çark. Hile. Çark dişi. Tutmak. Küçük sandal. Kurmak.

Blow the whistle on : Herkese duyurmak. İhbar etmek. İlan etmek. Islıklamak. İtiraz etmek. Durdurmak. Sona erdirmek. Ele vermek.

Gabs : Çene yapmak. Çene. Çok konuşmak. Gevezelik. Saçmalık. Saçmalamak. Konuşkanlık. Zırvalamak. Boş konuşmak.

Barge : İçeriye paldır küldür girmek. Toslamak. Mavna ile taşımak. Karışmak. Mavna. Saltanat kayığı. Dalmak. Ev gib kullanılan duba. Yüzen ev.

Kerfing : Kesilmiş bir parça. Kesme. Çentmek. Balta vb ile yapılan kanal. Çentik.

Amputating : Kesmek (bir uzvu). Kesmek (ağaç veya organ vb). Budamak. Kesmek (ağaç, organ). (organ veya ağaç) kesmek. Organını almak.

Block : Kapamak. Önünü kesmek. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Bloke etmek. Kütle. Kalıplamak. Tıkamak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi.

 

Broke : Cebi delik. Meteliksiz. Beş parasız. Parasız. Yolsuz. İflas etmiş. Eli boş. Beş parasız (argo terim). Züğürt.

Endamaging : Zarar veren. Hasara uğratan. Bozma. Zarar verme. Leke sürme. Hasara uğratma. Leke süren. İncitmek. Zayıflatmak.

Gash synonyms : amputate, chink, abandon, abandons, chappy, cutaway, slash, joggle, clefts, clifts, stab wound, chafed, bruises, breaches, chasm, slot, slit, gashes, incisions, kerf, kerfed, jagg, broken, abridges, cut, knife wound, hit, clipping, bring down, chappie, disconnected, slotting, gabbed.

Gash ingilizce tanımı, definition of Gash

Gash kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a gash, or long, deep incision in. Applied chiefly to incisions in flesh. An incision of considerable length and depth, particularly in flesh. A deep and long cut.