Amputating türkçesi Amputating nedir

  • Kesmek (ağaç veya organ vb).
  • Kesmek (ağaç, organ).
  • Budamak.
  • Organını almak.
  • Kesmek.
  • (organ veya ağaç) kesmek.
  • Kesmek (bir uzvu).

Amputating ingilizcede ne demek, Amputating nerede nasıl kullanılır?

Amputation : Ampütasyon. Kesilme. Bir organın kesilmesi. Organın alınması. Uzuv kesme. Bir kılganın kesilmesi. Kesim. (organ) kesme. Kesip çıkarma.

Amputation neuroma : Ampütasyon nöromu. Çoğunlukla operasyonla kesilen veya travma sonucunda kopan sinirlerde rejenerasyonun başarılı olamaması sonucu, zedelenme alanında yoğun kollajen, rejenere akson parçaları ve schwann hücrelerinin düzensiz çoğalması sonucu oluşan anormal doku kitlesi, travmatik nörom.

Amputations : Ampütasyon. Kesim. (organ) kesme. Organın alınması. Bir organın kesilmesi. Uzvun kesilmesi. Kesip çıkarma. Uzuv kesme. Kesilme.

Gritti stokes amputation : Gritti stokes amputasyonu.

Leg amputation : Bacak ampütasyonu. Bacağın tamamının veya bir kısmının ameliyatla kesilmesi.

Udder amputation : Meme ampütasyonu. Meme loplarından birisinin veya tamamının ameliyatla çıkarılması, mammektomi, mammotomi, mastektomi.

Amputated : Kesmek (ağaç, organ). Budamak. Organını almak.

Amputate : Bir kılganı kesmek. Organını almak. Kesmek. (organ veya ağaç) kesmek. Kesmek (ağaç veya organ vb). Kesmek (bir uzvu). Budamak. Kesmek (ağaç, organ).

 

Amputator : Kesen kimse. Ortadan kaldıran veya kesen kimse. Ameliyatla uzuv veya vücut parçası alan kimse.

Amputates : Kesmek. Organını almak. Kesmek (ağaç veya organ vb). Kesmek (bir uzvu). Kesmek (ağaç, organ). Budamak. (organ veya ağaç) kesmek.

İngilizce Amputating Türkçe anlamı, Amputating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amputating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belt up : Kes sesini. Sus. Çenesini kapatmak. Emniyet kemerini takmak.

Block : Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Önünü kesmek. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Kalıplamak. Kapamak. Kütle. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Duvar.

Cuts : Oymak. İndirmek. Açmak. Ortadan kaybolmak. Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan uçtaki bölümü ile kesiş biçiminde uygulanan vuruşlar. Yontmak. Biçmek. Dişi çıkmak. Sulandırmak. Devam etmemek.

 

Barged : Duba. Toslamak. Mavna. Mavna ile taşımak. Çarpmak. Karışmak. İçeriye paldır küldür girmek. Ev gib kullanılan duba. Dalmak.

Lopping : Asılı olmak. Kesip atmak. Sarkıtmak. Sarkmak.

Disablement : Ehliyetsizlik. İş göremezlik hali. Yetkisizlik. Sakatlık. Maluliyet. İktidarsızlık. Yetersizlik. Malüllük. Sakatlanma. Özür.

Cut away : Kesip çıkartmak. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Kesip çıkarmak. Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlayıcı çekim. Kesip atmak. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Tüymek.

Surgical operation : Cerrahi işlem. Cerrahi müdahale. Ameliyat. Cerrahi operasyon.

Abandon : Terk etmek. Kendinden geçme. Boşlamak. Yüzüstü bırakmak. Taşkınlık. Koyup gitmek. Kendini tamamıyla vermek. Başından atmak. Bırakmak. Dayandırmak.

Amputating synonyms : surgical procedure, surgical process, amputated, assuage, arrest, exsect, blow the whistle on, assuages, handicap, disability, chop off, barge, chipped, abridging, surgery, abridge, lopped, nip, detruncate, operation, amputate, lops, lop, impairment, amputates, abandons, abridges, cut back.