Slotting türkçesi Slotting nedir

  • Yerleştirmek.
  • Oturtmak.
  • Yarık açmak.
  • Kama kanalı.
  • Delik açmak.
  • Yoluna koymak.
  • Yarma yıvana deliği.
  • Yerine oturtmak.

Slotting ingilizcede ne demek, Slotting nerede nasıl kullanılır?

Slotting allowance : Raf bedeli. Malını satmak üzere ayırdığı yer için üreticinin perakendeciye yaptığı ödeme. imalatçının ürettiği yeni bir malın dağıtımı için perakendeciye yaptığı ödeme.

Slotting machine : Planya makinesi. Dik planya tezgahı. Zıvana açma makinesi.

Slotted : Yarıklı. Kanallı. Delinmiş. Oluk veya yiv açılmış. Giriş veya girişleri olan. Oluklu. Delik veya delikleri olan.

Slotted aloha : Dilimli aloha.

Slotted grid : Işık kaynaklarının tutturulmasına ve bir çubuk yardımıyla itilerek düzlüğün istenilen noktasına getirilmesine yarayan, perde raylarını andıran askı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydırma askısı.

Bar code slot reader : Yuvalı çubukkod okuyucu.

Sieve slotted hole : Yarıklı elek.

Adapter slot number : Bağdaştırıcı yuva numarası.

Slot into : Yerine koymak. Yer vermek. Uyum sağlamak. Yer ayırmak.

Slot machine : Meşrubat otomatı. Otomatik satış makinesi. Kumar aleti. Kumar makinesi. Yiyecek otomatı. Slot makinasi.

İngilizce Slotting Türkçe anlamı, Slotting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gunshot : Erim. Silah atışı. Atım. Topun menzili. Menzil. Atış.

Burrowing : Oyuk açmak. Saklanmak. Bir mağarada gizlenmek. (çukur) kazmak. Çukur kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Kazmak. Tünel kazmak. Yuva yapmak.

Straighten out : Açıklığa kavuşturmak. Doğrusunu açıklamak. Aydınlatmak. Işık tutmak. Doğrulmak. Düzelmek. Düzeltmek. Aydınlığa kavuşturmak. Şüphesini gidermek.

Domiciling : İkamet ettirmek. Mesken vermek. Konut. Yerleşmek. Oturma yeri. Ev. Ödemek (poliçe). Oturmak. Poliçenin ödendiği yer.

Embed : Gömülmek. İçine oturtmak. Sokmak. Kakmak. İyice yerleştirmek. Gömmek. İçine katmak.

Shot : Resim. Mermi. Hasta. İğne. Deneme. Menzil. Bitkin. Eskimiş. İğne yoluyla verilen ilaç. Dolu.

Bed : Zemin. Sabitleştirmek. Katman. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yatacak yer sağlamak. Tabaka. Temel. Yatak. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi.

Burrowed : Bir oyukta gizlenmek. Yuva yapmak. Oyuk açmak. Bir mağarada gizlenmek. Tünel kazmak. Kazmak. Çukur kazmak. Saklanmak. (çukur) kazmak.

Firing : Ateş alma. İşten çıkarma. Ateş etme. Atış. Ateşleme. Yakacak. Pişirme (toprak eşyayı). Pişim. Dağlama. Ateşleme (tüfek veya top vb'ni).

Embeds : İçine katmak. Sokmak. İyice yerleştirmek. Gömülmek. İçine oturtmak. Kakmak. Gömmek. Kafasına sokmak.

Slotting synonyms : countershot, firing off, lancinate, headshot, honeycombs, accommodated, fixes, straightens, slot, dig a hole, sporty, arranges, hole, broaches, claps, clap, honeycomb, geared, seat, fire control, domiciliate, gear, bore a hole in, shoot, settle up, indwelt, holing, clapped, domicils, fair, become established, billet, slit.

 

Slotting zıt anlamlı kelimeler, Slotting kelime anlamı

Unfair : İnsafsız. Hileli. Haksız. Vicdansız. Gayrikanuni. Yanlı. Adaletsiz. Kanunsuz. Adil olmayan. Adil değil.

Horizontal : Horizontal. Ufki. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Düz. Yatay çizgi. Yatay yerleştir. Ufka ait. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay. Yatay düzlem.

Vertical : Şakuli. Düşey. Düşey katman. Vertikal. Amudi. Dikey. Dik. Eğikliği 90° olan katman. Düşey düzlem. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Slotting ingilizce tanımı, definition of Slotting

Slotting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of making slots, or mortises.