Gunshot türkçesi Gunshot nedir
Gunshot ile ilgili cümleler
English: Ali wanted to find a doctor who would treat his gunshot wound without reporting it to the police.
Turkish: Ali polise bildirmeden onun silah yarasını tedavi edecek bir doktor bulmak istiyordu.
English: Ali had been released from the hospital, but he was still recovering from the gunshot wound.
Turkish: Ali hastaneden serbest bırakıldı, ama ateşli silah yarası hâlâ iyileşiyordu.
English: Ali heard a gunshot just as he was opening the door.
Turkish: Ali tam kapıyı açarken bir silah sesi duydu.
English: Ali died of a single gunshot wound.
Turkish: Ali tek silah atışı yarasından öldü.
English: Ali died from a self-inflicted gunshot wound to the head.
Turkish: Ali kafaya kendi açtığı kurşun yarasından öldü.
Gunshot ingilizcede ne demek, Gunshot nerede nasıl kullanılır?
Within gunshot : Atış menzili içinde.
Gunshots : Menzil. Atış. Silah atışı.
Gunship : Savaş helikopteri. Silahlı helikopter.
Gunships : Savaş helikopteri. Silahlı helikopter.
Gunshy : Güvensiz. Silahtan korkan. Ateşlenmiş silah sesinden korkan. Silahtan korkmuş. Kararsız. Tedbirli.
Blow great guns : Fırtına kopmak.
Gunsels : Silahlı soyguncu. Sersem. Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum. Alık. Gangster. Ebleh.
Gunslingers : Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Silahlı soyguncu.
Gunslinger : Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Silahlı soyguncu.
Carry too many guns for one : Boy ölçülemez olmak.
İngilizce Gunshot Türkçe anlamı, Gunshot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gunshot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Radiuses : Önkol kemiği. Etki alanı. Radyus. Radyan. Yarıçap. Çevre (daire). İspit. Tekerlek ispiti. Döner kemik.
Innings : Şans. Vuruş sırası. Eşit şans. Sıra. Kriket bir takımdaki on oyuncunun oyun dışı edilinceye kadar vuruş sıraları. Nöbet. Kısmet.
Downrange : (askeri argo) okyanus ötesine (genellikle savaş bölgesine) sevk edilmiş şeyler. Bir fırlatma rampasının hedefinden sapmış (bir roketin izlediği yol ile ilgili).
Destination : Varış. Varış noktası. Amaç. İstikamet. Gönderilen yer. Malın gideceği yer. Gaye. Nereye.
Range : Seri (ürün vb). Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Sıralanmak. Sıralamak. Dizmek. Erişmek. Çeşitlilik. Sıra (dağ veya tepe). Canlıda, yüksek enerjili bir parçacığı durdurmak için gerekli madde kalınlığı.
Radii : İspit. Çevre (daire). Yarıçaplar. Etki alanı. Yarıçap. Yarıçapın çoğulu. Önkol kemiği. Radyus.
Shots : Çekim. Yudum. Cinsel ilişki. Tek içki. Yardım. Vuruş. Boşalma. Girişim.
Firing : İşten kovma. İşten çıkarma. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Yakacak. Ateş etme. Yakma. Dağlama. Pişim. Ateş alma.
Fling : Devirmek. Savurmak. Yaymak. Düşünmek. Atılmak. Fırlatma. Bir ä°skoç dansı. Girişim. Çılgınça zaman. Atma.
Gunshot synonyms : enfilade fire, gunshots, casting, flight range, compass, projection, inning, radius, rifle range, firings, snipe, chucks, stage, shot, pulse, reach, projections, gunfire, pistol shot, rifle shot, sweep, shooting, gunfires, halting place, chuck, pulsating, enfilade.
Gunshot ingilizce tanımı, definition of Gunshot
Gunshot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A shot. Made by the shot of a gun: as. a gunshot wound. Act of firing a gun.

Bu kısımda Gunshot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gunshot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gunshot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gunshot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.