Shots türkçesi Shots nedir
- Cinsel ilişki.
- Tahmin.
- Aşı.
- Erim.
- Yardım.
- Şans.
- Yudum.
- Tahrip maddesi.
- Gülle.
- Deneme.
- Film çekme.
- Kısmet.
- Destek.
- İğne.
- Top mermisi.
- Atış.
- Saçma.
- Şut.
- Tek içki.
- Menzil.
- Bir fırt içki.
- Vuruş.
- Lağım.
- Fotoğraf.
- Çekim.
- Girişim.
- Boşalma.
Shots ile ilgili cümleler
English: I need some shots before I go on my trip.
Turkish: Geziye gitmeden önce bazı çekimlere ihtiyacım var.
English: Ali drank a couple of shots of tequila.
Turkish: Ali birkaç fırt tekila içti.
English: Are these shots necessary?
Turkish: Bu atışlar gerekli mi?
English: How many shots did you hear?
Turkish: Kaç tane atış duydunuz?
English: How many shots did you fire?
Turkish: Kaç el ateş ettin?
Shots ingilizcede ne demek, Shots nerede nasıl kullanılır?
Call the shots : Kararlaştırmak. Sözü geçer olmak. Kararları vermek. Kontrolü elde tutmak. Borusu ötmek. İpler elinde olmak. Dinlenilir olmak. İdare etmek. Sözü geçmek. Yönetmek.
Calls the shots : Yönetmek. Kararlaştırmak. İdare etmek. Kararları vermek.
Exchange shots : Karşılıklı olarak birer el silah atmak.
Scale of shots : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekim ölçeği. Konuların görüntü çerçevesine oranla kapladıkları yerin değişmesinden oluşan çeşitli boydaki çekimler dizisi. (konuların çerçeveye oranla az ya da çok yer kaplamaları, konu ile alıcı arasındaki uzaklığa ya da kullanılan merceğe göre değişir. konunun çerçevede en büyükten en küçüğe doğru kapladığı yer bakımından çekim ölçeği şu çekimlerden oluşur: ayrıntı çekimi, baş çekimi, omuz çekimi, göğüs çekimi, bel çekimi, diz çekimi, boy çekimi, genel çekim, toplu çekim, uzak çekim).
Bowshots : Ok menzili.
Mailshots : Reklam amaçlı toplu posta gönderme.
Overshots : Geçilen. Iskalamak. Geçilmiş.
Potshots : Ateşli silahla yapılan rasgele vuruş. Rasgele vuruş.
Gunshots : Atış. Menzil. Silah atışı.
Eyeshots : Bakış. Görüş mesafesi. Nazar. Rüyet.
İngilizce Shots Türkçe anlamı, Shots eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bid : Teklifte bulunmak. Briç deklarasyon yapmak. Söylemek. Deklarasyon. Elde etmeye çalışmak. Davet. Teşebbüs. Teklif.
Innings : Kriket bir takımdaki on oyuncunun oyun dışı edilinceye kadar vuruş sıraları. Eşit şans. Sıra. Nöbet. Vuruş sırası.
Inoculum : Besi yeri gibi bir materyale eklenen mikroorganizma. Aşılamada kullanılan madde. İnoklum. İnokulant. Kaliteli silaj üretilmesi amacıyla silaj materyaline katılan, laktik asit üreten bakteriler. İnokülüm. İnokülant. Aşı maddesi.
Break : Ani değişim. Batırmak. Kaçmak. Mahvetmek. Açmak. Dinlenme. Batmak. Kırılma. Daha iyi yapmak. Tan.
Copula : Birleştirici yapı. Bildirme eki. Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri. Kopula. Haber edatı. Koşaç. Ek-fiil. Cinsel birleşme.
Divinations : Keşif. Sezme. Geleceği görme veya tahmin etme. Kehanet.
Coition : Cinsi münasebet. Çiftleşme. Bkz.coitus. Cinsel münasebet. Cinsel birleşme.
Adjuvant : Katma. Cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi. Destekleyici. Yardım eden. Arttırıcı. Kolaylaştırıcı. Yardımcı. Bir hastalığın ek tedavisi olarak kullanılan (tıp veya medikal terimi). Yardımcı olan.
Gallerying : Sanat galerisi. Galeri. Sergi. Tünel. Dehliz. Kemeraltı. Geçit. En üst çevresel balkon. Üst balkon.
Hypodermic syringe : Enjektör şırıngası. Derialtı şırıngası. Şırınga. Derialtı altı iğne. Enjektör. Hipodermik enjektör. Hipodermik şırınga. Deri altı şırıngası.
Shots synonyms : countershot, golf shot, masse shot, golf stroke, baseball swing, firing off, filming, fling, attractions, choice, antiserums, rifle range, antiserum, halting place, bop, gulps, intimacy, estimate, chucks, bops, carom, weight, dram, backings, anchorages, gunfires, business enterprise, draw, fist, attraction, experiment, foreordaining, enterprize.
Shots ingilizce tanımı, definition of Shots
Shots kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The refuse of cattle taken from a drove.

Bu kısımda Shots kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shots ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shots anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shots ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.