Unfair türkçesi Unfair nedir

Unfair ile ilgili cümleler

English: It's unfair that one of the cans had only five, instead of seven, pieces of sardines.
Turkish: Bu kutularda yedi yerine sadece beş parça sardalya olması haksızlık.

English: I think this is a very unfair debate.
Turkish: Bunun çok haksız bir tartışma olduğunu düşünüyorum.

English: Life is unfair sometimes.
Turkish: Hayat bazen adil değildir.

English: I would rather die than do such an unfair thing.
Turkish: Öylesine haksız bir şey yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.

English: It would be unfair if we treated him so badly.
Turkish: Biz ona çok kötü davranırsak, haksızlık olur.

Unfair ingilizcede ne demek, Unfair nerede nasıl kullanılır?

Unfair competition : Kanunsuz rekabet. İyi niyet kurallarına aykırı hareket ya da yanıltıcı davranışlarla bir kişi ya da kuruluşun iktisadi çıkarlarının zarara uğradığı ya da zarar tehlikesinin doğduğu rekabet ortamı. Yasalarla yasaklanan davranış ve işlemler yaparak bir tecimenin alıcı sağlaması. malını sürebilmek için düzen kurma. yarışımcısını dokuncaya düşürecek biçimde yayın yapma. kendi malları ve tecimevi ile karşıtı arasında kendi yararına bir benzerliğe bilerek ve isteyerek yer verme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yasadışı yarışım. Haksız rekabet. Yasa dışı yarışım. Yasalarda, yasa dışı olarak nitelenen ve belirtilen yarışım.

 

Unfair dismissal : Haksız işten çıkarma.

Unfair labor practices : Haksız işgücü uygulamaları. Adil olmayan işgücü uygulamaları.

Unfair trade practices : Haksız ticari uygulamalar.

Unfair treatment : Kurallara göre olmayan davranış. Adil olmayan davranış. Dürüstlükten yoksun. Haksız işlem. Haksız davranış.

Funfairs : Lunapark. Eğlence parkı. Panayır yeri.

Funfair : Lunapark. Eğlence parkı. Panayır yeri.

Treat unfairly : Üvey evlat muamelesi yapmak.

Unfairable balance of trade : Dış ticaret açığı.

Unfairable : Açık veren. Olumsuz. Elverişsiz.

İngilizce Unfair Türkçe anlamı, Unfair eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfair ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shady : Kötü. Güvenilmez. Üçkağıtçı. Loş. Hilebaz. Namussuz. Gölgeler içinde. Gölge gibi. Gölgeli.

Barratrous : Baratarya türünden olan. Baratarya sayılan.

Tendentious : Taraf tutan. Meyilli. Amacı olan.

Fraudulently : Dolandırma veya aldatma niyeti ile. Hileli bir şekilde. Hilekarlıkla. Hileli olarak. Hile ile. Namussuzca.

Adulterate : Bozmak. Yabancı madde karıştırarak. Karıştırmak. Hile katmak. Saflığını bozmak. Karışık. İçine yabancı madde katmak. Seyreltmek. Yabancı madde katmak.

Slanted : Eğri. Yana yatmış. Eğimli. Duyguları katarak yapılmış. Meyilli. Peşin hükümlü. Çekik. Yan yatmış. Eğik.

Unjust : Hakkaniyetsiz. Yersiz.

 

Catchiest : Akılda kolay kalan. Kolayca akılda kalan. Akılda kalıcı. Cazip. Alımlı. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Çekici. Hoş. Aldatıcı.

Illicit : Memnu. Gayri meşru. Yasaya aykırı. Yasadışı. Haram. Caiz olmayan. İllegal. Yasak.

Invidious : Hatır kırıcı. Tiksindirici. Kıskandırıcı. Kırıcı. Gücendirici.

Unfair synonyms : miscreant, hard hearted, cutthroat, colored, iniqultous, below the belt, anarchial, devious, inhumane, unlawful, unrighteous, illegal, interesteds, coloured, unconscientious, false, partisans, falser, dirty, ill gotten, unrightful, inequitable, nonobjective, truculent, unscrupulous, foul, partial, cold blooded, in the wrong, inexorable, lawless, adulterates, confiscatory.

Unfair zıt anlamlı kelimeler, Unfair kelime anlamı

Impartial : Haklı. Tarafsız. Çekimser. Taraf tutmayan. Objektif. Yansız. Adil. Bitaraf.

Unfairness : İnsafsızlık. Haksızlık. Adaletsizlik.

Inequity : Adil olmama. Adaletsizlik. Haksızlık. İnsafsızlık.

Unfair antonyms : fair.

Unfair ingilizce tanımı, definition of Unfair

Unfair kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unequal. To deprive of fairness or beauty. Unjust. Disingenuous. Dishonest. Not honest. Not fair. Not impartial. Using or involving trick or artifice.