Unjust türkçesi Unjust nedir

Unjust ile ilgili cümleler

English: They felt that some of his attacks were unjust.
Turkish: Onlar onun saldırılarından bazılarının haksız olduğunu sezinlediler.

English: It was unjust.
Turkish: Adaletsizdi.

English: Sometimes, life is so unjust.
Turkish: Bazen yaşam çok adaletsizdir.

English: This law is unjust.
Turkish: Bu kanun adil değil.

English: An unjust peace is better than a just war.
Turkish: Haksız bir barış, haklı bir savaştan daha iyidir.

Unjust ingilizcede ne demek, Unjust nerede nasıl kullanılır?

Unjustice : Haksızlık.

Unjustifiable : Gereksiz. Yersiz. Gerekçesiz.

Unjustifiably : Herhangi bir gerekçe gösterilmeden. Affedilmez bir şekilde. Savunulamaz bir şekilde. Hoşgörülmez bir biçimde. Haksız surette. Gereksiz bir şekilde. Yersiz bir şekilde. Savunmasız bir şekilde.

Unjustification : Kenarı kıvırma veya düzeltme eylemi. Bir metnin bozukluğunu düzeltme.

Unjustified : Gayri meşru. Haksız. Gerekçesiz. Yetkisiz.

Unjudicious : Tedbirsiz. Akılsızca olan. Akılsız. Sağduyulu olmayan. İhtiyatlı olmayan.

Unjointed : Sökülmüş. Parçalanmış. Tutarsız. Ayrılmış. Kopuk.

Unjudicially : Adalet sistemi yolu ile olmayan. Hukuki bir şekilde olmayan.

 

Unjoint : Bağlantılarını ayırmak.

Unjustified arrest : Kabul edilebilir bir sebebe dayanmayan tutuklama. Haksız tutuklama.

İngilizce Unjust Türkçe anlamı, Unjust eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unjust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unrighteous : Günahkar. Kötü.

Dirty : Müstehcen. Muzur. Bulaştırmak. Pisletmek. İğrenç. Kirli. Pislemek. Bozuk. Aşağılık. Pislenmek.

Without remorse : Amansız. Acımasız. Acımasızca.

Guiltiest : Suçlu. Kabahatli. Mücrim. Suçlu hisseden. Günahkar.

Impertinent : Kendini bilmez. Küstah. Saygısız. Terbiyesiz. Saçma. Münasebetsiz. Densiz. İlgisiz. Her şeye burnunu sokan. Kaba.

Unsportsmanlike : Sportmence olmayan. Centilmence olmayan.

Relentless : Merhametsiz. Amansız. Durmak bilmeyen (şey). İnsafsızlık. Devamlı. Aralıksız. Sonu gelmeyen. Acımasız. Şefkatsiz.

Fairness : Sarışınlık. Açıklık. İnsaflılık. İnsaf. Tarafsızlık. Lepiska saçlılık. İçtenlik. Dürüstlük. Açık tenlilik. Hüsnüniyet.

Idle : Başıboş. Boşta. İşe yaramaz. Çalışmayan. Boş. Oyalanmak. Haylaz. Boşa harcamak. Verimsiz.

Cutthroat : Kıyasıya. Kıran kırana. Amansız. Cani. Acımasız. Katil. Aydınlanmak. Zalim. Tefeci.

Unjust synonyms : iniqultous, raw, invidious, beside the point, foul, iniquitous, ruthless, remorseless, conscienceless, improper, has no conscience, insupportable, inequitable, merciless, inexorable, false, unfair, inhumane, guiltier, inconsequential, injurious, equity, fell, in the wrong, inapposite, partial, miscreant, hard hearted, ill gotten, cold blooded, confiscatory, inappropriate, unconscientious.

Unjust zıt anlamlı kelimeler, Unjust kelime anlamı

 

Impartial : Tarafsız. Adil. Objektif. Yansız. Çekimser. Bitaraf. Haklı. Taraf tutmayan.

Unfairness : Adaletsizlik. Haksızlık. İnsafsızlık.

Inequity : İnsafsızlık. Haksızlık. Adaletsizlik. Adil olmama.

Unjust antonyms : fair, equitable.

Unjust ingilizce tanımı, definition of Unjust

Unjust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dishonest. Not animated or controlled by justice. Acting contrary to the standard of right. As, an unjust man or judge. False.