Idle türkçesi Idle nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Oyalanmak.
  • Boşa geçen.
  • Boşa harcamak.
  • Boşta çalışmak.
  • Aylak.
  • Tembel.
  • İşlemeyen.
  • Boşta.
  • Boş.
  • Avare.
  • Çalışmayan.
  • Boşta olmak.
  • İşe yaramaz.
  • (motor) boşta çalışmak.
  • Rölantide çalışmak.
  • İşsiz güçsüz.
  • Yersiz.
  • Avarelik etmek.
  • Boş durmak.
  • Kullanılmayan.
  • Başıboş.
  • Haylaz.
  • Verimsiz.
  • Boş gezmek.
  • Gereksiz.

Idle ile ilgili cümleler

English: Do not idle away your youth or you will regret it later.
Turkish: Gençliğini boşa harcama, yoksa sonra üzülürsün.

English: He is as idle as ever.
Turkish: O, her zamanki gibi aylaktır.

English: He seems to be possessed with idle fancies.
Turkish: O, boş fantezilere sahip gibi görünüyor.

English: I regret having been idle in my school days.
Turkish: Okul günlerimde başıboş olduğum için pişmanım.

English: Ali is not an idle boy any longer.
Turkish: Ali artık başıboş bir çocuk değil.

Idle ingilizcede ne demek, Idle nerede nasıl kullanılır?

Idle about : Aylak aylak dolaşmak. Zaman öldürmek. Boş gezmek.

Idle adjusting screw : Avara ayar vidası. Rölanti ayar vidası.

Idle around : Oyalanmak.

Idle attempt : Sonuçsuz girişim. İşe yaramayan girişim. İstenen sonucu vermeyen girişim. Boş girişim.

Idle away : Boşa harcamak. (zamanı) boşa geçirmek. Harcamak. Boşa geçirmek.

 

Idle mixture adjusting screw : Rölanti karışım ayar vidası. Yüksüz çalışma karışım burmacı. Motor yüksüz çalışırken emilen karışımın nicelik ve niteliğini denetlemeye yarayan burmaç.

Idle capital : Kullanılmayan sermaye. İşlemiyen sermaye. Atıl sermaye. İşlemeyen sermaye. Firma aktifinde yer alan ancak gelir sağlayıcı işlerde kullanılmayan değerler.

Idle character : Boş damga. Uyum karakteri. Eylemsiz damga.

Idle line : Boş hat. Etkin olmayan hat.

Idle capacity : Boş kapasite. Atıl üretim potansiyeli. Kullanılmayan sığa. Aylak kapasite. Atıl kapasite. Bir firma veya firma grubunun en etkin ( en düşük ortalama maliyet) biçimde üretim yapması durumda üretebileceği miktar ile gerçekte ürettiği miktar arasındaki pozitif fark. Boş sığa. Kullanılmayan kapasite kısmı.

İngilizce Idle Türkçe anlamı, Idle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Idle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiddlings : Kıvır zıvır. Küçük. Önemsiz.

Unserviceable : Yararsız. Kullanışsız. Hizmete elverişsiz. Kullanım dışı. Faydasız. Yaramaz. Kullanılamaz. Gayrifaal.

Afunctional : Kullanışsız. İşlevi olmayan. Geçerli olmayan.

Layabout : Kaytarıcı. İşsiz güçsüz kişi. Serseri. Boş gezenin boş kalfası. İşten kaçan.

Do nothing : Hiçbir şey yapmamak. Hiçbir şey yapma.

Barren : Anlamsız. Meyvesiz. Kıraç. Faydasız. Sonuçsuz. Bereketsiz. Çorak. Budala. Yavan.

Neutral : Seçmez yayıcı. Ilın. Sistematik. Tarafsız ülke. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Tarafsız kimse. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek).

 

Infertile : İnfertil. Kıraç. Kısırlık. Mahsulsüz. Bereketsiz. Üreme yeteneği zayıf. Çorak. Kısır.

Discardable : İmha edilebilir. Göz ardı edilebilir. Atılabilir. Gözardı edilebilir.

Faineant : Tembellik yapan. İşten kaytaran. (fransızca) aylak kimse. Aptal kimse.

Idle synonyms : uneffective, excrescent, goldbrick, good for nothing, chimerical, errantly, dawdler, inapposite, ill timed, abstract syntax tree, unappropriated, homeless, bootless, abbreviate, nonworking, lackadaisical, devoid, piss around, anachronic, non effective, access control, deadest, nonoperative, accent char, dispensable, dawdlers, cactus, inefficiently, at a loose end, dawdle, muck around, dawdled, noneffective.

Idle zıt anlamlı kelimeler, Idle kelime anlamı

Employed : İş sahibi. Meşgul. İşi olan. İşe alınan. Çalışan (kimse). Çalışan. Kullanılmış.

Busy : Başı kalabalık. Faal. Hareketli. Kullanımda. Meşgul. Yoğun. İşlek.

Effective : Tesir. Sökmek. Etkileyici. Gerçek. Yürürlükte. Sonuçlandırıcı. Verimli. Etken. Efektif. Tesirli.

Idle antonyms : run.

Idle ingilizce tanımı, definition of Idle

Idle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Trifling. To spend in idleness. Barren. Thoughtless. Of no account. Useless. As, to idle away an hour a day. To lose or spend time in inaction, or without being employed in business. To consume. To waste. Unprofitable. Often followed by away. Silly. Vain.