Employed türkçesi Employed nedir

Employed ile ilgili cümleler

English: He has employed ten workers.
Turkish: Çalıştırdığı on işçisi var.

English: Ali employed Mary to be his assistant.
Turkish: Ali Mary'ye asistanı olarak iş verdi.

English: He employed a new maid.
Turkish: Yeni bir hizmetçi işe aldı.

English: Ali is employed as an animal trainer.
Turkish: Ali bir hayvan eğiticisi olarak işe alındı.

English: He had not been employed by the company two years before his linguistic abilities were recognized.
Turkish: Onun dilsel yetenekleri tanınmadan iki yıl önce şirket tarafından istihdam edilmişti.

Employed ingilizcede ne demek, Employed nerede nasıl kullanılır?

Employed capital : Ticari faaliyetler için kullanılan sermaye. İşletme sermayesi.

Employed means : Adımlar attı. Önlemler aldı.

Self employed person : Kendi hesabına çalışan kişi. Serbest meslek sahibi.

Self employed workers association : Kendileri için çalışan insanların kurduğu birlik. Müstakil çalışanlar birliği.

Capital employed : İşletme sermayesi.

Underemployed : İstediği işi bulamayan. Yeterli derecede çalıştırılmayan.

Be unemployed : Boş gezmek. Boş durmak. İşsiz olmak. Boş oturmak.

 

Misemployed : Amacının dışında kullanmak. Suistimal etmek. Kötüye kullanmak.

The unemployed : İğsizler. İşsizler.

Reemployed : Tekrar işe almak. Yeniden istihdam etmek.

İngilizce Employed Türkçe anlamı, Employed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Employed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laboured : Tabii olmayan. Çok çalışan. Rahat olmayan. Zahmetli. Doğal olmayan. Çalışkan. Yorucu.

Laboring : Zahmetli. Yorucu.

At second hand : İkinci elden. Dolaylı olarak. İkinci ağızdan. Kullanılmış durumda.

Pushed : İtmek. İtelemek. Zorla kabul ettirmek. Zorlamak. Kakmak. Reklamla satmak. İşi başından aşkın. Parasız. Çaba harcamak. Uğraşmak.

Going : Satılan (mal). Ayrılış. Tempo. Yol durumu. Gidiş hızı. Gidişat. Mevcut. Basamak genişliği. Başarılı (iş).

Spent : Harcanmış. Yumurtlamayı bitirmiş (balık, böcek). Bitkin. Tükenmiş. Harcanan. Argın. Perişan. Yorgun. Etkisiz.

Hired : Kiralanmış. Tutulmuş. Tutulan.

On the job : Görev başında. Görevde. İşbaşında. İş başında. İnce iş üzerinde. İş ile ilgili. (cinsel vb) iş üzerinde. İş üzerinde.

Concerned : İlgili. Alakadar. İlgilenen. Kaygılı. Endişeli. İlişkili. Alakalı.

Busy : İşlek. Hareketli. Kullanımda. Faal. Başı kalabalık. Yoğun.

 

Employed synonyms : used, personnel, client, employe, consumed, tied up, engrossed, conference, exercised, expended, jobholders, engaged, intent, employee, in gear, labouring, busier, busiest, recruited, second hand, operated, employer, off hook, labored, occupied, working, laborings, fullest, exploited, job owner, secondhand, depleted, jobholder.

Employed zıt anlamlı kelimeler, Employed kelime anlamı

Idle : Gereksiz. Boş gezmek. İşsiz güçsüz. Avare. Çalışmayan. Boşta. Boşa harcamak. Haylaz. Verimsiz. Boşa geçen.

Unemployed : Açıkta. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi. Boş. Boşta. İşsizler. Kullanılmayan. İşsiz. Aylak. Atıl.

Unexploited : Atıl. İşletilmeyen. İstismar edilmemiş. Sömürülmemiş. Avantaj elde edilmemiş.