Unjoint türkçesi Unjoint nedir

  • Bağlantılarını ayırmak.

Unjoint ingilizcede ne demek, Unjoint nerede nasıl kullanılır?

Unjointed : Ayrılmış. Tutarsız. Kopuk. Sökülmüş. Parçalanmış.

Unjoined : Entegre olmamış. Entegre edilmemiş. Birleşik olmayan. Bağlı olmayan. Birleşmemiş.

Unjudged : Bir hakim tarafından cezaya çarptırılmamış. Yargılanmamış.

Unjudicial : Yasal olmayan. Hukuki olmayan.

Unjudicially : Adalet sistemi yolu ile olmayan. Hukuki bir şekilde olmayan.

Unjust : Hakkaniyetsiz. İnsafsız. Vicdansız. Yersiz. Haksız. Adaletsiz.

Unjudicious : İhtiyatlı olmayan. Akılsızca olan. Akılsız. Tedbirsiz. Sağduyulu olmayan.

Unjustice : Haksızlık.

Unjustified : Gerekçesiz. Yetkisiz. Gayri meşru. Haksız.

Unjustifiable : Gereksiz. Yersiz. Gerekçesiz.

İngilizce Unjoint Türkçe anlamı, Unjoint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unjoint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spot : Ayırt etmek. Benek yapmak. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Lekelemek. Kısa tanıtı. Yerini saptamak. Saçmak. Yerine koymak. Seçmek. Değerlendirmek.

Prohibit : Men etmek. Olanak vermemek. Önüne geçmek. Önlemek. Engel olmak. Yasaklamak. Menetmek. Yasak etmek.

Interdict : Yasak etmek. Men etmek. Yasaklamak. Yasaklama. Kadağa koymak. Yasaklama kararı. Önlemek. Menetmek. Mahcur. Yasak etme.

 

Nix : Yok. Reddetmek. İptal etmek. Ufak su perisi. Hiçbir şey. Su perisi. Engel olmak. Hiç.

Juke joint : (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri. Hızlı yiyecek servisi yapan ve genellikle içinde müzik kutusu olan küçük kafe veya lokanta.

Juke : Yanlış yola yönlendirmek. Müzik kutusundan çalan müzik eşliğinde dans etmek. Dans müziği çalmak. Zikzaklı hareket yapmak. Yanıltmak. Rakibi şaşırtmak. Yanlış yola götürmek. Planlı yön değiştirme yaparak rakibi şaşırtmak (futbolda). (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri. Feyk atmak.

Veto : Olmazlama. Red. Yasak. Reddetmek. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Veto hakkı. Veto etmek. Veto. Ret.

Proscribe : Sürgüne yollamak. Medeni haklarını elinden almak. Medeni haklardan yoksun bırakmak. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasaklamak. Kanun dışı ilan etmek. Yasak etmek. Lağvetmek.

Juke house : Ucuz yol kenarı tavernası. Fuhuş yeri. Genelev. (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri.

Disallow : Menetmek. Golü iptal etmek. İptal etmek. Kabul etmemek. Reddetmek. Müsaade etmemek. Karşı çıkmak. Saymamak. İzin vermemek. İnkar etmek.

Unjoint synonyms : jook joint, jook, jook house, forbid.

Unjoint zıt anlamlı kelimeler, Unjoint kelime anlamı

Allow : İzin vermek. Bırakmak. Vermek. Ayırmak. Koyvermek. İmkan vermek. İtiraf etmek. Müsaade etmek. Kabul etmek. Saymak.

Permit : İzin belgesi. Geçiş iznini göstermek üzere verilen belge. Ruhsat. Kabul etmek. Yolcu geçmeliği. Ruhsatname. Olanak vermek. Müsaade etmek. Bırakmak. İzin vermek.

 

Segregated : Ayrıklanık. Ayrılmış. Koparılmış. Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize. Birikintili. Birikmiş. Bölünmüş.

Unjoint antonyms : unshared, separate, divided, individual, distributive.

Unjoint ingilizce tanımı, definition of Unjoint

Unjoint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disjoint.