Prohibit türkçesi Prohibit nedir

Prohibit ile ilgili cümleler

English: Arms export was prohibited.
Turkish: Silah ihracatı yasaklandı.

English: Discrimination on the basis of gender is prohibited.
Turkish: Cinsiyet temelli ayrımcılık yasaklanmıştır.

English: Beer is prohibited before 4:00.
Turkish: Bira saat 4'ten önce yasaktır.

English: Begging is prohibited by law.
Turkish: Dilencilik kanunen yasaktır.

English: Every religion prohibits murder.
Turkish: Her din cinayeti yasaklar.

Prohibit ingilizcede ne demek, Prohibit nerede nasıl kullanılır?

Prohibited : Engel olmak. Yasak. Yasak etmek. Önlemek. Menetmek. Olanak vermemek. Yasak edilmiş. Yasaklamak. Yasaklanmış. Önüne geçmek.

Prohibiter : Yasaklayıcı. Engelleyici.

Prohibiting : Önlemek. Önüne geçmek. Menetmek. Olanak vermemek. Yasaklamak. Yasak etmek. Engel olmak. Yasaklama.

Prohibition : İçki yasağı (amer.tar.). Yasaklama. Kadağan. Yasaklanma. Yasak. Yasak emri. Nehiy. Yasaklama emri. İçki yasağı.

Prohibition at night working : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genç ve çocuk işçilerin gece çalıştırılmalarını engellemek amacıyla iş yasalarına konan hüküm. Yapım işlerinde genel ilke olarak 18 yaşını doldurmamış erkek çocuklarla, her yaştaki kadınların gece süresi içinde iş yasasına göre çalıştırılmaları yasağı. Gece çalıştırma yasağı.

 

Prohibition on interest rates : Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz ödenmesini yasaklaması. krş. faiz tavanı. Faiz yasağı.

Prohibition of stopping : Durma yasağı.

Prohibition of incest : Sililiksizlik yasağı. Dar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı. Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Yakınlararası cinsel ilişki yasağı.

Prohibitionists : İçki yasağı taraftarı. İçki yasağı yanlısı (amer.tar.). İçki yasağı yanlısı.

Prohibition of transit : Düzgeçiş yasağı. Bir ülkeden kimi malların düzgeçirilmesine ilişkin yasak.

İngilizce Prohibit Türkçe anlamı, Prohibit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prohibit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Illegalise : Yasadışılaştırmak. İllegalleştirmek. (britanya ingilizcesi) yasadışılaştırmak. Suç haline getirmek. Kanun ile yasaklamak. Kanun dışı deklare etmek (illegalize olarak da yazılır). İllegal ilan etmek.

Debarring : Mahrum etmek. Yoksun bırakmak.

Obviating : Çözmek. İzale etmek. Yetmemek. Çare bulmak. Gidermek. Gereksiz kılmak. Üstesinden gelmek. Karşılamamak. Bertaraf etmek.

Obviated : Yetmemek. Çözmek. Halletmek. Gereksiz kılmak. Üstesinden gelmek. Bertaraf etmek. İzale etmek. Karşılamamak. Gidermek.

 

Anathematise : Lanetlemek. Kınamak. Aforoz etmek. Yasaklamak (ayrıca anathematize). Kiliseden aforoz etmek.

Forbids : Memnu kılmak. Haram etmek.

Prohibited : Yasaklanmış. Yasak. Yasak edilmiş.

Debar : Mahrum bırakmak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak.

Proscribed : Sürgüne yollamak. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasaklanmış.

Clamp the lid on something : Engellemek.

Prohibit synonyms : precluding, cramp, call off, precluded, criminalising, proscribes, disables, criminalize, forestalling, prevent, head off, proscribing, called off, outlaw, anathematizes, veto, obviates, arrests, circumvented, obviate, balking, baffles, interdicting, interdict, criminalise, anathematized, avert, averted, preclude, disable, make impossible, arrest, exclude.

Prohibit zıt anlamlı kelimeler, Prohibit kelime anlamı

Decriminalize : Yasallaştırmak. Decriminalise. Suç olmaktan çıkarmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar).

Legalize : İmza vb mahkemece tasdiki. Meşrulaştırmak. Yasallık kazanmak. Kanunlaştırmak. Yasal hale getirmek. Meşru kılmak. Kanuni kılmak. Yasallaştırmak. Hukukileştirmek. Onaylamak.

Allow : Bırakmak. Fikrinde olmak. İmkan vermek. Vermek. Hoş görmek. Düşünmek. Saymak. Hesaba katmak. Müsaade etmek. Göz önüne almak.

Prohibit antonyms : decriminalise, permit.

Prohibit ingilizce tanımı, definition of Prohibit

Prohibit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, God prohibited Adam from eating of the fruit of a certain tree. We prohibit a person from doing a thing, and also the doing of the thing. To forbid by authority. To interdict. As, the law prohibits men from stealing, or it prohibits stealing.