Impertinent türkçesi Impertinent nedir
- Her şeye burnunu sokan.
- Küstah.
- Saçma.
- Münasebetsiz.
- Kendini bilmez.
- İlgisiz.
- Terbiyesiz.
- Densiz.
- Yersiz.
- Kaba.
- Saygısız.
Impertinent ile ilgili cümleler
English: He was impertinent to his father.
Turkish: O, babasına karşı küstahtı.
English: Don't be impertinent.
Turkish: Haddini aşma.
Impertinent ingilizcede ne demek, Impertinent nerede nasıl kullanılır?
Be impertinent : Haddini aşmak. Haddini bilmemek.
Become impertinent : Cıvımak.
Impertinently : Edepsizce. Arsızca. Küstahça.
Impertinence : Edepsizlik. Münasebetsizlik. Küstahlık. Laubalilik. Terbiyesizlik. Densizlik. Saygısızlık. Şımarıklık. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Sululuk.
Impertinences : Saygısızlık. Densizlik. Küstahlık. Terbiyesizlik. Münasebetsizlik. Edepsizlik. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Şımarıklık.
Impertinencies : Arsızlık. Terbiyesizlik. Uymazlık. Yakışmazlık. Küstahlık. Yakışmama durumu. İlgisizlik. Yersizlik. Uygunsuzluk. Kabalık.
Impertinency : Uymazlık. Terbiyesizlik. İlgisizlik. Yersizlik. Küstahlık. Arsızlık. Kabalık. Yakışmama durumu. Uygunsuzluk. Saygısızlık.
İngilizce Impertinent Türkçe anlamı, Impertinent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Impertinent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Presumptuous : Cüretli. Haddini bilmez. Kendine çok güvenen. Kendinden çok emin. Mağrur.
Bolding : Cüretkar. (harf) siyah. Gözüpek. Utanmaz. Dik. Kaim. Cesaretli. Cesur.
Affectionless : Şefkatsiz. Teyamülsüzlük. Sevgisiz.
Audacious : Yürekli. Atılgan. Cesur. Gözü pek. Atak. Korkusuz. Cüretli.
Irrelevant : Mevzu dışı. Önemsiz. Alakasız. İpe sapa gelmez. Rabıtasız. Konu dışı.
Cavalier : Düşüncesiz. Kendini beğenmiş. Atlı. Süvari. Şarl yanlısı kimse. Kavalye. Ukala. Bambılı. Şovalye.
Brash : Kırpıntı. Atılgan. Sağanak. Acemi. Aceleci. Arsız. Kırık taş. Sırnaşık. Kırık kaya parçaları.
Bawdies : Fuhşiyata dair. Sekse ilgi. Açık saçık. Açık. Müstehcen. Seksle ilgili.
Idlest : Boşa harcamak. Boş durmak. Kullanılmayan. Oyalanmak. Avare. İşe yaramaz. Boşta çalışmak. Başıboş. Haylaz.
Cavaliers : Kavalye. Şarl yanlısı kimse. Atlı. Şovalye. Atlı şövalye. Laubali. Kendini beğenmiş. Ukala. Süvari.
Impertinent synonyms : balls, orthogonal, absurd, disinterested, bafflegab, bad, apathetical, complacent, coarser, baldfaced, casual, broader, barbarian, bardy, crasser, beside the mark, immaterial, blether, blethering, baboonish, coarse, ballocks, artless, discourteous, malapropos, coarsest, crassest, bold faced, blackguardly, beside the question, aweless, infelicitous, inappropriate.
Impertinent zıt anlamlı kelimeler, Impertinent kelime anlamı
Relevant : Uygun. Amacına uygun. İlgi. Amaca uygun. İlgili. Alakalı. Konu ile alakalı. Konu ile ilgili. Yerinde. Konuyla ilgili.
Spiritless : Sönük. Ruhsuz. Pısırık. Korkak. Keyifsiz. Cansız. Cesaretsiz. Donuk. Miskin.
Impertinent ingilizce tanımı, definition of Impertinent
Impertinent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Irrelevant. Not pertinent. An impertinent person. Inapplicable. Having no bearing on the subject. Not to the point. Not pertaining to the matter in hand.

Bu kısımda Impertinent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Impertinent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Impertinent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Impertinent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.