Sporadic disease türkçesi Sporadic disease nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sporadik hastalık.
  • Salgından ayrı olarak tek tek oluşan olgular.

Sporadic disease ingilizcede ne demek, Sporadic disease nerede nasıl kullanılır?

Sporadic : Ara sıra görülen. Sporadik. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Seyrek. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Dağınık.

Disease : Dert. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. İllet. Sayrılık. Maraz. Hastalık. Lyme hastalığı. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Rahatsızlık.

Sporadic abortus : Belirli bir neden olmadan seyrek görülen yavru atma. Sporadik yavru atma.

Sporadic bovine encephalomyelitis : Sporadik sığır ensefalomiyelitisi. Sığırlarda, chlamydia psittaci serotip-2 tarafından oluşturulan, damar duvarlarının, seröz zarların, eklem sinovyalarının yangısı ve seyrek olarak da ensefalomiyelitisle belirgin bir hastalık. klinik olarak yüksek ateş, zayıflık ve amaçsız yürüme görülür, buss hastalığı, bulaşıcı serözitis, sporadik sığır ensefalomiyelitisi, klamidiya enfeksiyonu. Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi.

 

Sporadic dumping : Arada bir yapılan damping.

Sporadic lymphangitis : Atların arka bacak lenf damarlarında aniden biçimlenen ve özel olmayan bir yangıyla belirgin, bulaşıcı olmayan bir hastalığı, koca bacak hastalığı. Sporadik lenfangitis.

İngilizce Sporadic disease Türkçe anlamı, Sporadic disease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sporadic disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Karnın altı. Abdomen. Batın.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abaxial : Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Sporadic disease synonyms : a c syndrom, a amplitude mod, a clay, abdominal fat necrosis, abdominal pain, abdominal distention.