Internalise türkçesi Internalise nedir

Internalise ingilizcede ne demek, Internalise nerede nasıl kullanılır?

Internalised : İçine dahil edilmiş (ayrıca internalized). İçsel hale getirilmiş. İçselleşmiş.

Internalises : Oturuşmak. Benimsemek. Özümsemek. Özümlemek. İçselleştirmek.

Internalisation : İçselleştirme. İçsel yapma eylemi veya süreci (ayrıca internalization). İnternalizasyon. Uluslararasılaşma. İçselleşme.

Internalising : Benimsemek. Özümlemek. Oturuşmak. Özümsemek. İçselleştirmek.

Internality : İçsel olma. İçeride olma durumu. İçeride olma. Dahili olma. İçsellik.

Internal auditing : İçdenetim. Dahili teftiş. İç denetim. Denetimin kurum içindeki denetleme birimi tarafından yapılması. İç denetleme. İşletmenin içerden yönetim ve denetimi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Internal aspect : İçsel yan. Herhangi bir olgu ya da sürecin dışsal yanı aracılığı ile bilinebilen, ancak bu dışsal yanı da yasalılık özelliği ile kendisi belirleyen özü.

Internal antenna : İçeri dalgalığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almacın bulunduğu yapının içinde ya da doğrudan doğruya almacın yakınında yer alan dalgalık çeşidi.

Internal authentication error : İç kimlik denetimi hatası.

 

Internalized : İçine dahil edilmiş (ayrıca internalised). İçsel hale getirilmiş. İçselleşmiş.

İngilizce Internalise Türkçe anlamı, Internalise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internalise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imbibed : Öğrenmek. Soğurmak. Kafa çekmek. Kapmak. İçine çekmek. Massetmek. İçmek. Emmek.

Suckler : İçine çekmek. Meme emmek. Sızdırmak. Massetmek. Sağlamak. Soğurmak. Emzirmek. Emmek. İçmek.

Arrogates : Atfetmek. Haksız iddiada bulunmak. Benimsemek (haksız yere). Üzerine atmak.

Assign : Havale etmek. Belirlemek. Bağlamak. Vermek. Bir işe koymak. Ferağ etmek. Görev vermek. Atamak. Pay olarak vermek. Devretmek.

Commandeering : Askerliğe mecbur etmek. Kendine maletmek. Müsademe etmek. El koymak. (bir uçağı vb) kaçırmak. Kendine mal etmek. Haczetmek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Askeri nedenlerle el koymak.

Absorb : Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Yutmak. Emmek. İçine çekmek. Soğurma eylemi. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Devralmak. Kavramak. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Emmek, içine çekmek, içine almak.

Applaud : El çırpmak. Beğenmek. Alkışlamak. Onaylamak. Alnından öpmek. Alkış tutmak. Takdir etmek.

Commandeered : Kendine maletmek. Kendine mal etmek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Askeri nedenlerle el koymak. Haczetmek. Askeri bir hizmete mecbur etmek. El koymak. Müsademe etmek. Askerliğe mecbur etmek.

Inline : Parçaları hizalanmış. Dizilmiş. Sıraya konulmuş. Hizada. Operasyonların veya makinelerin birbiri ardına gelen bütünleyici bir parçası olan. Satıriçi.

 

Assimilate : Benzemek. Sindirmek. Hazmetmek. Asimile etmek. Benzetmek. Özümsenmek. Benimsenmek.

Internalise synonyms : interiorize, interiorise, commandeers, be sold on, impute, embraced, sucked, imbibes, adopt, imbibing, embrace, embark on, internalizing, assimilating, assimilates, sucklers, arrogated, commandeer, suck, arrogate, embraces, attribute, ascribe, absorbs, internalize, internalising, imbibe, arrogating, internalises, suck in, weds, espouse, adopts.