Internationalised türkçesi Internationalised nedir

  • Uluslararasılaştırılmış.
  • Uluslararası hale getirilmiş.
  • Uluslararası yapmak.
  • Uluslararasılaştırmak.
  • İki veya daha fazla ülke yetki alanı altına alınmış (ayrıca internationalized).

Internationalised ingilizcede ne demek, Internationalised nerede nasıl kullanılır?

Internationalisation : Beynelmilelcilik. Uluslararası yapma. Uluslararasılaştırma. Sömürgeci imparatorluklar çağından beri bilinen bir olgu olup iktisadi etkinliklerin ülke sınırlarını aşan coğrafi yayılımı. Bir şeyi uluslararası yapma eylemi (ayrıca internationalization). Uluslararasılaşma.

Internationalism : Uluslararası teşkilat. Uluslararasıcılık. Enternasyonalizm.

Internationalist : Uluslararası hukukçu. Enternasyonalizm taraftarı. Uluslararasıcı. Enternasyonalist.

Internationalists : Uluslararası hukukçu. Enternasyonalizm taraftarı. Enternasyonalist. Uluslararasıcı.

Internationalization : Beynelmilelcilik. Uluslararasılaşma. Uluslararası hale getirme. Uluslararası yapma. Uluslararasılaştırma.

Internationalizes : Uluslararasılaştırmak. Uluslararası hale getirmek. Uluslararası yapmak.

International air transport association : Havayolu ile yapılan ticari taşımacılığı geliştirmek ve güvenli, düzenli olarak gerçekleştirilebilmesini sağlamak amacıyla 1945 yılında kurulan uluslararası kurum. Uluslararası hava taşıma kurumu. Uluslararası hava taşımacılığı birliği. Iata. Güvenlik standartları ve sanayi işbirliğini de dahil eden havayolu endüstrisinin birçok yönlerini izleyen ve düzenleyen uluslararası örgüt.

 

Internationalized : Uluslararası hale getirilmiş. Uluslararasılaştırılmış. İki veya daha fazla ülke yetki alanı altına alınmış (ayrıca internationalised). Uluslararası yapmak. Uluslararasılaştırmak.

Internationalizing : Uluslararası yapmak. Uluslararası hale getirmek. Uluslararasılaştırmak.

International amateur athletic federation : Uluslararası özengen atletizm birliği. Atletizme ilişkin birliklerin üyelerinden kurulu, dünya özengen atletizmini yöneten birlik.

İngilizce Internationalised Türkçe anlamı, Internationalised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internationalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Internationalizing : Uluslararası hale getirmek.

Internationalizes : Uluslararası hale getirmek.

Control : Denet. Kontrolü sağlamak. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Kumada etmek. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Denetlemek. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. İşletmek. Hakim olmak.

 

Internationalized : İki veya daha fazla ülke yetki alanı altına alınmış (ayrıca internationalised).

Internationalize : Uluslararası hale getirmek. Enternasyonal hale koymak.

Command : Yönetmek. Tepeden görmek. Layık olmak. Hak etmek. Kontrol. Kontrol etmek. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Yetki. Kumanda etmek. Hakimiyet.

Internationalised synonyms : internationalise.

Internationalised zıt anlamlı kelimeler, Internationalised kelime anlamı

Nationalism : Kavmiyetçilik. Ekonomik yaşamın devletçe izlenilmesi yöntemi. Milliyetçilik. Ulusalcılık. Eğitim, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Her ulusun kendi kültür değerlerini, çıkarlarını ve bağımsızlığını her şeyin üstünde tutarak ve koruyarak varlığını sürdürebileceğine inanan, çok kez bölgesel, uluslararası ya da başka tür değerler üzerinde durmayan görüş. Her ulusun kendine özgü kültür ve geleneklere bağlı kalıp kendi varlığını herşeyin üstünde tutarak yaşaması gereğine inanan görüş. Nasyonalizm. Ulusçuluk. Yabancı baskısı ve sömürüsünden kurtulmayı, kendi ulusunu sevip onu yüceltmeyi amaçlamaktan, kendi ırkını bütün başka ırklara üstün görüp onları egemenliği altına almayı istemeye dek varabilen öğretilerin genel adı.

National : Vatandaş. Yurttaş. Milli. Ulusal. Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Nasyonel. Uyruk.