Interpleader türkçesi Interpleader nedir
- Davaya müdahale eden.
- Davanın ihbarı.
- Davaya katılma istemi.
- Davaya müdahale.
- Mülkiyet tespiti davası talebinde bulunan şahıs.
- İki tarafın üçüncü bir tarafa kimin dava açma hakkı olduğunu belirlemek için mahkeme önüne çıkma süreci.
- Bir hakkın kime ait olduğunu tespit etmek için mahkemeye giden kimse.
- (hukuk terimi) üçüncü bir şahsa dava açma hakkını belirlemek için başkasıyla davalaşan kimse.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Mülkiyet tespiti davası.
Interpleader ingilizcede ne demek, Interpleader nerede nasıl kullanılır?
Interplead : Mülkiyet tespiti davasında taraf olmak. Mahkemeye gitmek. Üçüncü bir tarafa kimin dava açma hakkı olduğunu belirlemek için mahkeme önüne çıkmak (hukuk terimi). Mülkiyet tespiti davası talebinde bulunmak. Üçüncü bir şahıs ile ilgili mahkemede karşılıklı davalaşmak. Üçüncü bir şahsa dava açma hakkını n kime ait olduğunu tespit etmek için mahkemeye gitmek.
İngilizce Interpleader Türkçe anlamı, Interpleader eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interpleader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
American law of corporation : Dernekler tüzesi.
Accused : Sanık. Suçlanan. Zanlı. Maznun. İtham edilen. Suçlu. Müttehem.
Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.
Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler.
Act of witness : Tanıklık.
Abstainer : Oy vermeyen biri. İçki içmeyen kimse. Çekimser. Müstenkif. Çekimser kalan biri. Sakınan kişi. İçki içmeyen biri.
Abstention : Çekimserlik. Çekimser oy. Sakınma. Çekimser kalma. Uzak durma. Vazgeçmek. Oy vermeme. Kaçınma. Çekinme.
Intervention : Girişim. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Aracılık etme. Anlaşmazlıkları çözümlemek için üçüncü kişinin araya girmesi. Karışma. Arada olma. Müdahale. Geçme. Tavassut. Aracılık.
Annulment : Yürürlükten kaldırma. İlga. Feshetme. Iskat. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Yokarma. İptal. Kaldırma. İhlal etme. Evliliğin iptali.
Abetment : Suça katılma. Yardımda bulunma. Suça teşvik. Tahrik ve teşvik. Cesaretlendirme. Azmettirme. Tahrik etme. Yardakçılık etme. (suça) yardımda bolunmak.
Interpleader synonyms : administration of justice, absente, acts contra bonos mores, a wide saloon, abduction, allegation, administrative districts.
Interpleader ingilizce tanımı, definition of Interpleader
Interpleader kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who interpleads.

Bu kısımda Interpleader kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interpleader ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interpleader anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interpleader ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.