Accused türkçesi Accused nedir

Accused ile ilgili cümleler

English: Ali accused Mary of drinking like a fish.
Turkish: Ali Mary'yi sünger gibi içmekle suçladı.

English: Ali accused Mary of being pig-headed.
Turkish: Ali Mary'yi dik başlı olmakla suçladı.

English: Ali accused John of falsifying the results.
Turkish: Ali John'u sonuçları tahrif etmekle suçlandı.

English: Ali accused Mary of being a liar.
Turkish: Ali Mary'yi bir yalancı olmakla suçladı.

English: A man was accused of killing his wife.
Turkish: Bir adam karısını öldürmekle suçlandı.

Accused ingilizcede ne demek, Accused nerede nasıl kullanılır?

Accused of manslaughter : İnsan öldürme ile suçlanmış. Adam öldürme ile suçlanmış. Resmi olarak başka birini öldürmek ile suçlanmış.

Accused of murder : Cinayetle suçlanmış. Resmi olarak cinayet ile suçlanmış. Başka birini kasten öldürmeyle suçlanmış.

Be accused of : -den suçlanmak. -ması suçu yüklenmek. İle suçlanmak.

Falsely accused him : İftira eden. Ona kara çalan. Namussuzca suçlayan. Yanlışlıkla onu suçlayan.

Was accused of a criminal act : Cezai suç atfedildi. Yasadışı faaliyetle suçlandı. Kanun dışı faaliyetlerden dolayı hakkında dava açıldı.

 

Accuse of callousness : Duyarsızlık ile suçlama. Taş yüreklilik ile suçlama. Vurdumduymazlık ile suçlama.

Accusers : Müttehim. Suçlayan. İtham eden. Suçlayan kişi. Suçlayan kimse.

Accuser : Suçlayan. Suçlayan kimse. Müttehim. Suçlayan kişi. İtham eden.

Joinder of accused : Bir ithama dahil olan sanıkların toplam sayısı.

Accuse : Suçlamada bulunmak. İtham etmek. Suçlamak. Dava etmek. Suçlama yöneltmek.

İngilizce Accused Türkçe anlamı, Accused eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Act of witness : Tanıklık.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Culprits : Fail. Mücrim. Hükümlü.

Abduction : Adam kaldırma. Kaçırma. Abdüksiyon. (kas) dışarı çekme. Zorla kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Kız kaçırma. Dışaçekim. Adam kaçırma.

Perpetrator : İrtikap eden. Mücrim. Adı karışan. Fail. Mürtekip. Suç işleyen kimse. Suç işleyen.

Delinquents : Kabahatli kimse. İhmalkar kimse. Zamanında yapılmayan ödeme.

Bushranger : Haydut. Çalılık araziye saklanıp orada yaşayan kanun kaçağı.

Respondents : Davalı. Savunma makamı. Davalılar.

Arrestable : Yakalanabilir. Tutuklanabilir. Yasal nedenlerden dolayı gözaltına alınabilir. Durdurulabilir veya yavaşlatılabilir.

Respondent : Araştırmada sorulan sorulara cevap veren kimse. Savunan kişi. Denek. Davalı. Savunma yapan. Savunma makamı. Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi. Karşılık veren. Cevap niteliğinde. Yanıtlayıcı.

 

Accused synonyms : culpable, suspects, abetment, felon, a wide saloon, abstention, blameful, absente, administration of justice, culprit, aggravating circumstances, defendants, administrative districts, apache, dft, indictees, incriminated, actor, criminal, indictee, impeached, delinquent, allegation, administer an oath, criminals, evil doer, annulment, defence, suspected, american law of corporation, apaches, defense, defendant.

Accused zıt anlamlı kelimeler, Accused kelime anlamı

Plaintiff : Davacı. Müddei. Dava eden. Müşteki. Şikayetçi.

Accused ingilizce tanımı, definition of Accused

Accused kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an accused person. Charged with offense.