Plaintiff türkçesi Plaintiff nedir
Plaintiff ile ilgili cümleler
English: I am the plaintiff in that trial.
Turkish: O duruşmada davacı benim.
English: The judge decided against the plaintiff.
Turkish: Hakim davacı aleyhine karar verdi.
English: Who is the plaintiff in this trial?
Turkish: Bu duruşmada davacı kim?
Plaintiff ingilizcede ne demek, Plaintiff nerede nasıl kullanılır?
Joint plaintiff : Müşterek davacı.
Party plaintiff : Davacı taraf.
Plaintiffs : Davacı. Şikayetçi.
Plaintive : Hüzünlü. Hüzün dolu. Dertli. Acıklı. Yaslı. Hazin. Sızlanan. Ağlamaklı. Dokunaklı.
Plaintively : Hüzün dolu bir şekilde.
Bilious complaint : Karaciğer rahatsızlığı.
Complaint : Dert. Karşıtlama. Resmi şikayet. İsnat. Rahatsızlık. Yakınma. Keder. Şikayet sebebi. Ağlayıp sızlanma.
File a complaint : Protesto çekmek. Şikayetçi olmak. Şikayette bulunmak. Yazılı olarak şikayet etmek. Resmi olarak şikayet etmek. Resmi olarak protesto etmek.
Bill of complaint : Dava talebi. Şikayet dilekçesi. Layiha.
Plaints : Yakınma. Dava dilekçesi. Figan. Dava. Şikayet. Suçlama. Feryat. Şikayet mevzuu.
İngilizce Plaintiff Türkçe anlamı, Plaintiff eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plaintiff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Demandant : Davacı (hukuk terimi). Talep eden. Talep sahibi.
Disgruntled : Canı sıkılmış. Huysuz. Üzgün. Ters huylu. Kırgın. Canı sıkkın. Hoşnutsuz. Düş kırıklığına uğramış.
Impleader : Dava açan kimse. İtham eden kimse. Suçlayan kimse.
Pursuers : Takipçi. Kovalayan kimse. İzleyen. Muhasebeci.
Malcontents : Tatmin olmayan. Hoşnutsuz. Tatminsiz. Memnun olmayan. Hoşnutsuz kimse.
Litigator : Dava tarafı olan kimse. Karara itiraz eden kimse. Dava açan kimse (hukuk terimi).
Carpings : Kusur bulma. Eften püften. Herşeyde kusur arayan.
Carping : Yersiz eleştiri. Herşeyde kusur arayan. Eften püften. Şikayet etme eğilimi. Dırdır etme. Kusur bulma.
Grumbling : Homurdanan. Mırıltı. Mırıldanan. Mızmız. Mırıldanma. Huysuz. Tedirgin. Dırdır. Hoşnutsuz. Şikayet etme.
Plaintiff synonyms : suer, libeler, claimants, kickers, litigant, complainants, complaintive, asserting, complainers, complainer, orator, litigants, claiming, libellers, petitioner, libellant, libelant, actor, orators, kicker, libelers, suitor, suitors, libeller, complainant, claimant, petitor, libelants, pursuer, grumblings, malcontent.
Plaintiff zıt anlamlı kelimeler, Plaintiff kelime anlamı
Defendant : Müddeialeyh. Zanlı. Davalı. Maznun. Sanık. Müdafi.
Plaintiff ingilizce tanımı, definition of Plaintiff
Plaintiff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to defendant. One who commences a personal action or suit to obtain a remedy for an injury to his rights. [Bakınız: Plaintive].

Bu kısımda Plaintiff kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plaintiff ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plaintiff anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plaintiff ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.