Complaint türkçesi Complaint nedir

Complaint ile ilgili cümleler

English: How often do you feel this pain or complaint each day?
Turkish: Bu ağrıyı ya da şikâyeti her gün ne sıklıkta hissediyorsun?

English: Do you have any complaint about it?
Turkish: Onunla ilgili herhangi bir rahatsızlığın var mı?

English: The complaint was dismissed.
Turkish: Şikayet reddedildi.

English: The customer's complaint was about a sensitive issue.
Turkish: Müşterilerin şikayetleri hassas bir konuyla ilgiliydi.

English: That's the biggest complaint we get.
Turkish: O aldığımız en büyük şikayet.

Complaint ingilizcede ne demek, Complaint nerede nasıl kullanılır?

Make a complaint about : Şikayetçi olmak.

Bilious complaint : Karaciğer rahatsızlığı.

Bill of complaint : Dava talebi. Layiha. Şikayet dilekçesi.

Cause for complaint : Şikayet nedeni.

File a complaint : Yazılı olarak şikayet etmek. Şikayetçi olmak. Protesto çekmek. Şikayette bulunmak. Resmi olarak şikayet etmek. Resmi olarak protesto etmek.

Has complaints : Yakınmaları var. Şikayetleri var. Eleştirisi var.

Make a complaint : Şikayetçi olmak. Şikayette bulunmak.

 

Complaints : Sitem. Şikayet. Şikayetler. Ağlayıp sızlanma. Şikayet sebebi. Suçlama. İftira. Rahatsızlık. Dert. Yakınma.

Letter of complaint : Yakınma belgesi. Şikayet mektubu.

Filed a complaint : Şikayette bulunan (hukuk terimi). Resmi bir talimat veren. Yanlış yapılan birşey hakkında suçlama dolduran.

İngilizce Complaint Türkçe anlamı, Complaint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complaint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grouch : Dırdır etmek. Homurdanma. Durmadan sızlanan kimse. Dırdırcı. Söylenme. Şikayet etmek. Vızıltı. Huysuzluk. Yakınmak. Homurdanmak.

Charging : Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Bir birikeç gözesi ya da takımına boşalım yönünün tersine akım sürerek, üşekleri ve üşerçözüğü yeniden yük-süren kuvvet veren duruma getirme. Tahmil etme. Doldurma. Şarj. İtham. Elektriklenme. Yükleme.

Bad blood : Bitmek tükenmek bilmeyen kin. Dargınlık. Husumet. Kızgınlık. Düşmanlık. Deve kini. Hiddet. Öfke.

Ill : Hasta. Bela. Zararlı. Zorla. Sorun. Fenalık. Rahatsız bir şekilde. Fena. Anca.

Representation : Betimleme. Bir şeyin biçimini zihinde canlandırma işi ya da tasarlanan biçim. önceki bir algının yeniden canlandırılması. Mümesillik. Sembol. Mümessillik. Piyes. Vekillik. Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme. Gösterim.

Bellyache : Vızıldamak. Dırdır etmek. Karın ağrısı. Dırdır. Sızlanmak. Şikayet etmek.

Ailments : Keyifsizlik. Rahatsızlıklar.

 

Calumny : Ağır suç uydurma. Suç atma. Çamur atma. Kötü niyet. Kemsöz. Bühtan. Kara çalma. Uydurma. Suiniyet.

Lament : Dövünmek. Yasını tutma. Ağıt yakmak. Matem tutmak. Yasını tutmak. İnleme. İnlemek. Yas tutmak. Acı çekmek. Ağlayıp sızlamak.

Motion sickness : Yol tutması. Her türden taşıtın hareketinden kaynaklanan mide bulantısı. Hareket hastalığı. Taşıt tutması. Devinim sayrılığı.

Complaint synonyms : pip, ailment, abduction, malediction, grouse, denigration, annulment, anguishing, bedevilment, discomforts, acts contra bonos mores, dolors, absente, affection, distemper, abstainer, abstention, fetish, discomfiture, plaints, bellyaches, addictions, aspersion, libelous, calumnies, doldrums, remonstrance, jeremiads, ascription, ails, animadverts, libel, diseases.

Complaint ingilizce tanımı, definition of Complaint

Complaint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Murmuring. Expression of grief, regret, pain, censure, or resentment. Lamentation. Accusation. Fault-finding.