Charging türkçesi Charging nedir
- Ağırlaştırma.
- Fizik alanında kullanılır.
- Bir birikeç gözesi ya da takımına boşalım yönünün tersine akım sürerek, üşekleri ve üşerçözüğü yeniden yük-süren kuvvet veren duruma getirme.
- Şarj.
- İtham.
- Ödünç verme.
- Yükleyen.
- Doldurma.
- Elektriklenme.
- Suçlama.
- Yükleme.
- Tahmil etme.
- Şarj eden.
- Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme.
Charging ile ilgili cümleler
English: The store where we used to buy those started charging outrageous prices, so we had to find another store.
Turkish: Onları satın aldığımız mağaza, aşırı yüksek fiyat koymaya başladı, o yüzden başka bir mağaza bulmak zorunda kaldık.
Charging ingilizcede ne demek, Charging nerede nasıl kullanılır?
Charging bag : Değiştirme torbası. Dışarıda çevirimlerde, karanlık oda olmadığı zaman filmleri alıcıya takıp çıkarmak, günlük çekimleri işlemek üzere kullanılan, kolluklu, kalın, siyah kumaşlı torba. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Charging batteries : Akünün şarjı. Enerji depolama hücrelerine yeniden elektrik yükleme. Bataryaları şarj etme.
Charging cable : Yükleme kablosu. Şarj kablosu.
Charging current : Şarj akımı. Doldurma akımı.
Charging generator : Şarj dinamosu.
Charging process : Kitabın belirli süre için bir okuyucuya ödünç verilmesi ile ilgili olan ve kitabın, kim tarafından alındığını, ne zaman geri getirilmesi gerektiğini belirten kaydı tutma işi. Ödünç verme işlemi.
Charging panel : Şarj tablosu.
Charging time : Doldurma süresi. Şarj süresi.
Charging platform : Doldurma platformu.
Charging system : Ödünç verme kayıt yöntemi. Ödünç verme yöntemi. Şarj sistemi. Okuyucuya ödünç verilecek kitaplık gereçleriyle ilgili kaydın tutulma biçimini saptayan yöntem, a. bk. işlem kartlı ödünç verme, markayla ödünç verme, çekli ödünç verme, newark ödünç verme yöntemi, dickman ödünç verme yöntemi, ıslington ödünç verme yöntemi, fotoğrafik ödünç verme yöntemi, delikli kartla ödünç verme yöntemi, ses-kayıt ödünç verme yöntemi. Kitaplıktan belirli süre için ödünç verilen gerecin izlenmesini sağlayacak kayıt yöntemi.
İngilizce Charging Türkçe anlamı, Charging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Charging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi.
Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler.
Crowding : Gözünü korkutma. Rahat vermeme. Sindirme. Çapraşıklık. Bir kenara itme.
Recharging : Yeniden şarj etmek. Şarj etme. Yeniden şarj. Tekrar hücum etmek. Tekrar yüklemek.
Electrify : Elektrik vermek. Elektriğe dönüştürmek. Heyecanlandırmak. Kıvlandırmak. Elektrik tatbik etme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elektriklendirmek. Heyecan vermek. Elektriklemek.
Ascription : Atıf. Doğumla belirlenme. Hamd. Bireyin toplumdaki yerinin tümünü ya da bir bölümünü başarısıyla değil, doğuştan edindiği nitelikleriyle (cinselliği, ailesinin toplumsal sınıfı vb.) elde etmesi. Yakıştırma. Hamil. Üstüne atma. İsnat.
Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı.
Dynamical : Kuvvetli. Enerjik. Güçlü. Dinamik.
Complaint : Karşıtlama. Sitem. Resmi şikayet. Rahatsızlık. İsnat. Şikayet. Yakınma. Keder.
Imputation : Atfetme. Yakıştırma. İsnad etme. Töhmet. Üstüne atma. İsnat. İsnad. Başkasına yükleme.
Charging synonyms : delation, condemnation, accusations, download, accusing, block out, abnormal reflection, impletion, pleasing, circulation, refilled, weightings, lading, absorption band, impeachment, attribution, fillings, embarcation, embarkations, loading, aggro, accusation, adscription, charge, bill of indictment, impositions, embarkment, abcoulomb, absolute zero, accusal, denunciations, blame, absorptivity.
Charging zıt anlamlı kelimeler, Charging kelime anlamı
Displeasing : Kızdıran. Hoşa gitmeyen. Gücendiren. Gücendirme. Nahoş. Can sıkıcı.
Charging antonyms : undynamic.

Bu kısımda Charging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Charging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Charging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Charging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.