Make a complaint türkçesi Make a complaint nedir

  • Şikayetçi olmak.
  • Şikayette bulunmak.

Make a complaint ile ilgili cümleler

English: I should make a complaint.
Turkish: Şikâyet etmeliyim.

English: I wish to make a complaint.
Turkish: Bir şikayette bulunmak istiyorum.

English: Ali is going to make a complaint.
Turkish: Ali şikayetçi olacak.

Make a complaint ingilizcede ne demek, Make a complaint nerede nasıl kullanılır?

Make : -e neden olmak. Hazırlamak. Çeşit. Hesap etmek. Kapatmak (devreyi). Zorlamak. Marka. Erişmek. Kazanç. Verim.

A : La (müzik terimi). En yüksek not. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Miktar belirtir. Herhangi bir. Amperin simgesi. (herhangi) bir.

Complaint : Yakınma. Hastalık. Keder. Dert. Şikayet. Şikayet sebebi. Sitem. İsnat. Ağlayıp sızlanma.

Make a complaint about : Şikayetçi olmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a blunder : Gaf yapmak. Baltayı taşa vurmak. Falso yapmak. Nane yemek. Pot kırmak.

Make a big stink : Kıyameti koparmak. Olay çıkarmak.

Make a bet : Bahis oynamak. İddiaya tutuşmak. Bahis tutuşmak.

Make a bolt : Tüymek. Kirişi kırmak. Kaçmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

İngilizce Make a complaint Türkçe anlamı, Make a complaint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a complaint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cavilling : Bahane arama. Kusur bulmak. Bahane aramak. Bahane arayan. Eften püften. Herşeyde kusur arayan.

Caviling : Eften püften. Kusur bulmak. Bahane aramak. Bahane arayan. Bahane arama. Herşeyde kusur arayan.

Have an axe to grind : Bir şikayeti olmak. Kişisel çıkarı olmak. Çıkarı olmak. Şikayeti olmak.

Caviled : Bahane aramak. Kusur bulmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). İtiraz. Bahane. Kusur.

Cavil : Kusur. Bahane aramak. İtiraz. Kusur bulmak. Bahane. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde).

Complain : (sürekli) şikayet etmek. Ağlamak. Gık demek. Yakınmak. Sızlanmak. Şikayet etmek. İhbar etmek. Sızıldanmak. Dertlenmek.

Cavilled : Kusur bulmak. Bahane aramak.

Cavils : İtiraz. Kusur bulmak. Bahane. Kusur. Bahane aramak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde).

Enter a protest : Protesto çekmek. Protesto etmek. Şikayet etmek. Yakınmak.

Complains : Dava açmak. Söylenmek. Yakınmak. Sızlanmak. İhbar etmek. Şikayet etmek.

Make a complaint synonyms : complained, kick up a stink, have an ax to grind, make a complaint about, complain about, file a complaint.