Bad blood türkçesi Bad blood nedir

Bad blood ingilizcede ne demek, Bad blood nerede nasıl kullanılır?

Bad : Kokmuş. Sahte. Perişanlık. Bozuk. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Kötü. Aynasız. Fena. Batak.

Blood : Adam öldürme. Akrabalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Mizaç. Kan bağı. Huy. Soy.

Breed bad blood : Nifak tohumları ekmek. Birbirine düşürmek. İnsanlar arasında kin yaratmak. Kin ve nefret tohumları ekmek. Nefret oluşturmak.

Cause bad blood : Aralarını bozmak.

 

Make bad blood : Aralarını açmak. Birbirine düşürmek.

Bad air : Temiz olmayan hava. Kirli hava. Kirlenmiş hava. Kötü hava.

Bad actor : Kötü aktör. Hırçın veya huysuz veya uyumsuz veya sorun çıkaran kişi.

İngilizce Bad blood Türkçe anlamı, Bad blood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bad blood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Angering : Darıltmak. Fitil vermek. Sinir. Kızdırmak. Hiddetlendirmek. Sinirlendirmek. Öfkelendirmek.

Ill : Anca. Acımasızca. Sorun. Fena. Fenalık. Bela. Zarar. Zorla. Ucu ucuna.

Distemper : Hayvanlardaki bulaşıcı bir grup hastalığın ortak adı. Keyfini kaçırmak. Badanalamak. Rahatsızlık. Tutkallı boya ile boyamak. Kireç boya sürmek. Hasta etmek. Aksilik. Huysuzluk.

Annoyance : Üzüntü kaynağı. Sıkıntı kaynağı. Rahatsız etme. Kızdırma. Baş ağrıtma. Rahatsızlık. Baş belası. Sıkıntı.

Hostility : Adavet. Aleyh. Ç.savaş. Karşıtlık. Hasımlık. Muhalefet. Kin.

Fervour : Hararetlilik. Sıcaklık. İştiyak. Şevk. Hararet. Gayret. Ateş. Coşku. Tutku. Heves.

Danders : Hayvan kepeği. Kızdırmak. Dander. Öfkelenmek.

Disorder : Nizamsızlık. Rahatsızlık. Düzensizlik. Kargaşa. Sağlığını bozmak. Patırtı. Bozmak. Karıştırmak. Karışıklık.

Distempers : Gerginlik. Bulaşıcı bir köpek hastalığı. Rahatsız etmek. Kireç boya sürmek. Rahatsızlık. Badana boyası ile boyamak. Tutkallı boya ile boyamak. Badanalamak. Aksilik.

Bad blood synonyms : huffiness, fetish, angriness, irritabilities, angers, exasperation, fervor, ill will, ails, fieriness, antagonisms, addiction, indignation, displeasure, dander, animosity, dandered, enmity, estrus, discontent, ailments, miffing, animus, ill being, bate, complaint, diseases, berserker rage, miff, animosities, dudgeons, crossness, hatefulness.