Breed bad blood türkçesi Breed bad blood nedir

  • Nefret oluşturmak.
  • İnsanlar arasında kin yaratmak.
  • Nifak tohumları ekmek.
  • Birbirine düşürmek.
  • Kin ve nefret tohumları ekmek.

Breed bad blood ingilizcede ne demek, Breed bad blood nerede nasıl kullanılır?

Breed : Yetiştirmek. Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları. Eğitmek. Cins. Üretmek. Doğurmak. Sebep olmak. Nesil. Irk.

Bad : Kötülük. Sert. Zarar. Rahatsız. Bozuk. Kötü. Terbiyesiz. Berbat. Fena.

Blood : Kan bağı. Kan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akrabalık. Dem. Soy. Mizaç. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Adam öldürme. Yapı.

Bad blood : Dargınlık. Düşmanlık. Deve kini. Öfke. Bitmek tükenmek bilmeyen kin. Hiddet. Hastalık. Husumet. Kızgınlık.

Cause bad blood : Aralarını bozmak.

Make bad blood : Aralarını açmak. Birbirine düşürmek.

İngilizce Breed bad blood Türkçe anlamı, Breed bad blood eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Breed bad blood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Set at odds : Aralarını bozmak. Birbirlerine düşürmek. Ara bozmak.

Set against : Karşı olmak. Karşılaştırmak. Karşı çıkmak. Kıyaslamak. Karşı kışkırtmak. Karşı koymak. Dayamak. Saldırtmak. Arasını bozmak.

Make bad blood : Aralarını açmak.

Play off : Rövanş oynamak. Sonunu çalmak. Berabere kalan bir oyunu sonradan tamamlamak. Final oynamak. Şampiyonluk maçına çıkmak. Şampiyonluk maçı yapmak.

Play both ends against the middle : İki zıt grubun mücadelesinden avantaj devşirmek. Şeytana külahı ters giydirmek. Kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek. Şeytana külahını ters giydirmek. İkili oynamak. İki zıt grubun mücadelesinden nemalanmaya çalışmak.

Make mischief : Ara bozmak. Sorun yaratmak. Fesat sokmak.