Set against türkçesi Set against nedir

Set against ile ilgili cümleler

English: Ali was dead set against the idea.
Turkish: Ali fikre tamamen karşıydı.

English: This slight improvement has to be set against an enormous increase in crime.
Turkish: Bu ufacık gelişmenin yanında suç işlenmesindeki muazzam artış, muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.

English: I'm dead set against the plan.
Turkish: Ben, plana karşı taban tabana zıtım.

Set against ingilizcede ne demek, Set against nerede nasıl kullanılır?

Set : Öbek. Bir takımyıldızın adı. Koyulaştırmak. Dikkat komutu. Kurulmuş. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Geleneksel. Alışılmış. Kararlı.

Against : -e zıt yönde. Dayalı. Karşı. Kontra. -e değecek şekilde. -e doğru. -e aykırı. Muhalif. Karşısında. Ters olarak.

Be dead set against somebody : Taban tabana zıt olmak.

Dead set against : -e muhalif. -e tamamen karşı. Tamamen karşısında.

 

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a clock : Saati ayarlamak. Saati doğru zamana ayarlamak.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek.

İngilizce Set against Türkçe anlamı, Set against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonize : Kışkırtmak. Aleyhine çevirmek. Düşman etmek. Kızdırmak.

Reclines : Yaslamak. Boylu boyunca uzanmak. Dayanmak. Birbirine dayamak. Arkaya yatmak. Uzanmak. Arkaya dayanmak. Yaslanmak. Yatmak.

Equating : Denkleştirme. Denklem ile gösterme. Eşit tutmak. Kıyaslama. Eşit olma. Denklem ile göstermek. Eşitleme. Eşit tutma. Eşit olmak.

Analogize : Benzetmek. Karşılaştırmak (ayrıca analogise). İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak.

Lean against : Yaslanmak. Yüklenmek. Abanmak. İstinat etmek. Dayanmak.

Contravene : Reddetmek. Uyuşmamak. Karşı gelmek. Uymamak. Çiğnemek. Aykırı davranmak. Çatışmak. Başkaldırmak. Bozmak.

Sets : Pekişmek. Yapmak. Şekil vermek. Katılaşmak. Düzenlemek. Setler. Avın yerini göstermek. Ayarlamak. Tehlikeye atmak. Yerleştirmek.

Antagonises : Düşmanlığa sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Kışkırtmak. Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Kızdırmak. Husumete sebep olmak. Aleyhine çevirmek.

Counteract : Karşılık vermek. Gidermek. Mukabele etmek. Önlemek. Etkisiz hale getirmek. Karşı savaşmak. Etkisini gidermek. Etkisini yok etmek. Etkisizleştirmek.

Be opposed to : Aleyhinde olmak.

Set against synonyms : antagonised, parallels, dissent, go against, argue against, challenge, breed bad blood, contrast, confronting, paralleled, come out against, contravened, contested, dissents, nestle, base upon, set on, contests, confronted, confront with, be faced with, dissented, lean, fronted, prop up, collate, counter, analogise, collates, compare with, argue against something, front on to, antagonising.