Reclines türkçesi Reclines nedir

Reclines ingilizcede ne demek, Reclines nerede nasıl kullanılır?

Recline on : Dayamak.

Recline upon : Sırtını dayamak. Dayamak. Güvenmek.

May i recline my seat : Koltuğumu yatırabilir miyim.

Recline : Yaslanmak. Arkaya dayanmak. Boylu boyunca uzanmak. Dayanmak. Yaslamak. Arkaya yatmak. Birbirine dayamak. Dayamak. Yatmak. Uzanmak.

Reclined : Yaslanmak. Uzanmak. Dayamak. Birbirine dayamak. Arkaya yatmak. Yatmak.

Recliners : Yatar koltuk. Televizyon koltuğu. Yaslanan.

Reclaimed land : Kazanılmış arazi. İslah edilmiş zemin.

Reclaimable : Tekrar kullanılabilir. Islah edilebilir. İyileştirilebilir. Evcilleştirilebilir. Tarıma elverişli hale getirilebilir. Düzeltilebilir.

Reclaimant : Şikayetçi.

Reclining chair : Televizyon koltuğu. Yatar koltuk.

İngilizce Reclines Türkçe anlamı, Reclines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reclines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Repudiate : Borçlarını tanımamak. Reddetmek. Boşamak. Geri çevirmek. İnkar etmek. Ödememek. Benimsememek. Kabul etmemek. Tanımamak.

Prop up : Düşmemesi için dayaklamak. Arkalamak. Desteklemek. Düşmemesi için desteklemek. Desteklemek (kuruluş veya hükümet). Desteklemek (bir kuruluşu veya düzeni veya hükümeti). Düşmemesi için payandalamak. Destek koymak.

 

Couching : Kataraktı tedavi etmek. Arpayı çimlenmeye bırakmak. Hasır örgüsü. Katarakt ameliyatı. Katarak ameliyatı. Nakışlamak. Söylemek. Mızrağı indirmek. Çömelip beklemek.

Justify : Aklamak. Doğruluğunu kanıtlamak. Savunmak. Doğrulamak. Sayfa yanaştırmak. Düzeltmek. Haklı çıkarmak. Suçsuzluğunu kanıtlamak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Haklı göstermek.

Kips : Misafirhane. 1000 libre ya da paundluk bir ağırlık birimi. Uyumak. Şekerleme. Surat. Yatak. Pansiyon. Uyuklama.

Disobey : -e uymamak. Karşı gelmek. Uymamak. İtaat etmemek. Söz dinlememek. İhlalde bulunmak. Dinlememek. İtaatsizlik etmek. Riayet etmemek.

Be buried : Gömülmek. Defnedilmek.

Abidden : Sadık kalmak (vaade veya karara). İkamet etmek. Baki kalmak. Uymak. Katlanmak. Çekmek. Sadık kalmak. Durmak. Beklemek.

Osculates : Değdirmek. Temas etmek. İlgisi olmak. Öpmek. Ortak özellikleri olmak. Dokunmak.

Reclines synonyms : deprive, recline on, contract out, disdain, be laid, lose, be couched, jutted, lean on, kip down, lean toward, refuse, leans, be among the living, abided, turn, slip, drop away, bang, suffer, flatten, prop, osculate, stretch out, recline upon, retrograde, doss, be predicated on, banged, sicken, nestle, come down, lengthens.

Reclines zıt anlamlı kelimeler, Reclines kelime anlamı

Obey : Riayet etmek. -e uymak. Dinlemek. Söz dinlemek. Denileni yapmak. Uymak. Biat etmek. Tanımak. Sadakat göstermek. İtaat etmek.

Accept : Kabullenmek. Evet demek. Hazmetmek. Üstlenmek. Anlamak. Katlanmak. Onaylamak. Eyvallah demek. Razı olmak. Almak.

Contract in : Kontrat ile katılmak. Katılmak.

Reclines antonyms : better, enrich, recuperate, progress.