File a complaint türkçesi File a complaint nedir

  • Şikayetçi olmak.
  • Resmi olarak şikayet etmek.
  • Şikayette bulunmak.
  • Resmi olarak protesto etmek.
  • Protesto çekmek.
  • Yazılı olarak şikayet etmek.

File a complaint ile ilgili cümleler

English: I'd like to file a complaint.
Turkish: Şikayetçi olmak istiyorum.

English: Ali wants to file a complaint.
Turkish: Ali yazılı olarak şikâyette bulunmak istiyor.

English: Do you want to file a complaint?
Turkish: Protesto çekmek ister misin?

English: If it annoys you so much, file a complaint.
Turkish: Bu seni o kadar rahatsız ediyorsa, şikayet et.

File a complaint ingilizcede ne demek, File a complaint nerede nasıl kullanılır?

File : Dizim. Çeşitli belgelerin bölümlenerek saklanılacağı kağıttan yapılmış özel kap. Sıralamak. Sıra ile yürümek. Resmi işleme koymak. Tasnif etmek. Dosyalama yapmak. Eğe vurmak. Törpülemek. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır.

A : Amperin simgesi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Pek iyi.

Complaint : Suçlama. Hastalık. Resmi şikayet. Dert. İsnat. Keder. Karşıtlama. Rahatsızlık. Şikayet sebebi.

File a claim : Talep açmak. Dava açmak.

File a petition : Dilekçe vermek. Mahkemeye dilekçe vermek.

 

Get file attributes : Dosya özniteliklerini al.

Delete compressed file after decompressing : Açıldıktan sonra sıkıştırılmış dosyayı sil.

File a suit : Dava açma. Davanın ilk duruşmasını gerçekleştirmek. Mahkemede dava açma. Dava açmak.

File attribute : Dosya özniteliği. Kütük özniteliği. Bir dosyanın özelliklerini belirten kod.

Change file attributes : Dosya özniteliklerini değiştir.

İngilizce File a complaint Türkçe anlamı, File a complaint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak File a complaint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have an axe to grind : Çıkarı olmak. Şikayeti olmak. Bir şikayeti olmak. Kişisel çıkarı olmak.

Complain : Dava açmak. İhbar etmek. Gık demek. Sızlanmak. Şikayet etmek. Dertlenmek. Ağlamak. Sızıldanmak. Yakınmak. (sürekli) şikayet etmek.

Enter a protest : Şikayet etmek. Protesto etmek. Yakınmak.

Caviling : Bahane aramak. Kusur bulmak. Herşeyde kusur arayan. Eften püften. Bahane arama. Bahane arayan.

Cavils : Kusur bulmak. İtiraz. Bahane. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Kusur. Bahane aramak.

Kick up a stink : Hır çıkarmak. Şiddetle itiraz etmek. Kıyameti koparmak. Karşı çıkmak. Olay çıkarmak.

Cavilling : Herşeyde kusur arayan. Bahane arama. Bahane aramak. Eften püften. Bahane arayan. Kusur bulmak.

Complains : Şikayet etmek. İhbar etmek. Sızlanmak. Yakınmak. Dava açmak. Söylenmek.

Cavil : Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Kusur. Bahane. Bahane aramak. Kusur bulmak. İtiraz.

File a complaint synonyms : make a complaint, complained, have an ax to grind, cavilled, make a complaint about, caviled, protest, protests, protested, complain about.