Defendant türkçesi Defendant nedir

Defendant ile ilgili cümleler

English: The defendant was sentenced to death.
Turkish: Davalı idama mahkûm edildi.

English: The judge asked the defendant if he knew the difference between telling the truth and telling a lie.
Turkish: Hakim sanığa doğruyu söyleme ve yalan söyleme arasındaki farkı bilip bilmediğini sordu.

English: The defendant was about to stand trial when he grabbed the deputy's gun and shot the judge.
Turkish: Davalı, milletvekilinin silahını kaptığında ve yargıcı vurduğunda yargılanmak üzereydi.

English: The defendant was found not guilty by reason of insanity.
Turkish: Sanık cinnet nedeniyle suçsuz bulundu.

English: The defendant was granted an appeal.
Turkish: Sanığa bir başvuru verildi.

Defendant ingilizcede ne demek, Defendant nerede nasıl kullanılır?

Defendants : Sanık. Zanlı. Davalı.

Codefendant : Müşterek davalı. Müşterek zanlı. Birlikte dava olunan.

Codefendants : Birlikte davalılar. Müşterek zanlı.

Defendable : Korunabilir. Savunulur. Savunulabilir.

Defendable borders : Savunulabilir sınırlar. Korunabilir veya savunabilir hudutlar.

Defend : Reddetmek. Müdafaa etmek. Saklamak. Himaye etmek. Arkasında olmak. Korumak. Savunmak. Kanat açmak.

 

Defended himself : Kendini savundu. Kendini korudu.

Defended : Savunmak. Müdafaa etmek. Korumak.

Defend from : Korumak.

Undefendable : Savunmasız. Korunamaz. Savunulamaz.

İngilizce Defendant Türkçe anlamı, Defendant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defendant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advocate : Savunmak. Desteklemek. Taraftar. Avukat. Savunucu. Yandaş. Müdafaa etmek. Korumak.

Defenders : Müdafaa eden. Savunan. Koruyucu kimse. Savunan kişi. Savunan kimse. Ünvanını koruyan şampiyon. Savunucu. Savunma oyuncusu. Tarafını tutan.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Lawyer : Hukuki danışman. Dava vekili. Hukukçu. Aklavcı. Savunman. Avukat.

Accused : Suçlu. Suçlanan. Müttehem. İtham edilen.

Administrative districts : İdari bölge. İdari bölüm. İlçe. Kaza.

Co respondent : Eşin zina yaptığı kimse. Zina davasına çıkan sevgili.

Apologist : Apolojist. Savunma yapan kişi. Savunan kimse. Savunucu.

Respondents : Davalılar. Savunma makamı.

Defendant synonyms : co defendant, libellee, a wide saloon, absente, suspects, apologists, act of witness, litigant, suspect, corespondent, defender, abstention, advocated, abstainer, libelee, aggravating circumstances, dft, administer an oath, annulment, suspected, indictees, administration of justice, in dispute, culprit, abduction, defense counsel, litiginous, allegation, respondent, indictee, contested, libellees, perpetrator.

Defendant zıt anlamlı kelimeler, Defendant kelime anlamı

Plaintiff : Müddei. Davacı. Şikayetçi. Müşteki. Dava eden.

Defendant ingilizce tanımı, definition of Defendant

Defendant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A defender. Serving, or suitable, for defense. One who defends. Defensive.