Defend from türkçesi Defend from nedir

Defend from ingilizcede ne demek, Defend from nerede nasıl kullanılır?

Defend : Müdafaa etmek. Kanat açmak. Himaye etmek. Reddetmek. Savunmak. Saklamak. Arkasında olmak. Korumak.

From : Den. -den beri. Dolayı. -den bu yana. Yüzünden. (bir yer)den. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. İtibaren. Beri. Bir farkı gösterir.

Defend himself : Kendini savundu. Kendini savunmak. Kendini korudu.

Defend oneself : Korunmak. Kendini savunmak.

Defend the suit : Davaya bakmak. Davayı üstlenmek.

Defendable : Korunabilir. Savunulur. Savunulabilir.

İngilizce Defend from Türkçe anlamı, Defend from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defend from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advocate : Desteklemek. Avukat. Yandaş. Müdafaa etmek. Savunmak. Taraftar. Müdafi. Savunucu.

Conserves : Konservesini yapmak. Şeker ile saklanan meyve. Reçel. Koruma altında tutmak. Muhafaza etmek. Konserve. Konserve yapmak.

Cocoon : Koza örmek. Sarmak. Kokon. Koza oluşturmak. Koza. İpekböceği kozası. Tam başkalaşım gösteren böceklerin pireler gibi erişkinlerin içerisinde geliştiği puparyum kılıfı. halkalı solucanlarda (sülükler) slitellum tarafından oluşturulan ve döllenmiş yumurtayı çevreleyen yumurta kesesi. trematod ve sestodlarda zigota ilave olarak çok sayıda vitellin bez hücrelerinden oluşan yumurtalar. cockroaches’lerin türe bağlı olarak 16-40 adet yumurta içeren ootekası. düz kanatlılarda (orthoptera) içine yumurtaların bırakıldığı süngerimsi yapı.

 

Advocated : Avukat. Müdafaa etmek. Yandaş. Savunucu. Savunmak. Müdafi. Taraftar. Desteklemek.

Cocooned : Koza oluşturmak. İpekböceği kozası. Koza örmek. Koza. Sarmak. Bir kozada gibi bürünmüş veya bir koza gibiymişçesine sarınmış.

Convoy : Refakat etmek. Konvoy. Katar. Yoldaşlık etmek. Koruma. Kafile. Eşlik etmek. Yol arkadaşlığı. Eşlik.

Be a father to : Büyütmek. Öğüt vermek. Göz kulak olmak. Bir baba gibi davranmak. -e baba olmak (genellikle biyolojik). Nasihat vermek.

Cocoons : Sarmak. İpekböceği kozası. Koza. Koza örmek. Koza oluşturmak.

Bring through : Hayatını kurtarmak. -den kurtarmak. Kurtarmak. İyileştirmek. Tedavi etmek. Ayıltmak. Kendine getirmek.

Conserving : Muhafaza etmek. Koruyucu. Konservesini yapmak. Koruyan.

Defend from synonyms : conserved, conserve, buffer, convoying, convoyed, charm.