Cocoon türkçesi Cocoon nedir

  • Sarmak.
  • Korumak.
  • İpekböceği kozası.
  • Koza örmek.
  • Koza oluşturmak.
  • Kokon.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Koza.
  • Tam başkalaşım gösteren böceklerin pireler gibi erişkinlerin içerisinde geliştiği puparyum kılıfı. halkalı solucanlarda (sülükler) slitellum tarafından oluşturulan ve döllenmiş yumurtayı çevreleyen yumurta kesesi. trematod ve sestodlarda zigota ilave olarak çok sayıda vitellin bez hücrelerinden oluşan yumurtalar. cockroaches’lerin türe bağlı olarak 16-40 adet yumurta içeren ootekası. düz kanatlılarda (orthoptera) içine yumurtaların bırakıldığı süngerimsi yapı.

Cocoon ile ilgili cümleler

English: Silkworms spin cocoons.
Turkish: İpek böcekleri kozalar örerler.

English: Caterpillars transform into butterflies while they're in a cocoon.
Turkish: Tırtıllar koza içerisindeyken kelebeğe dönüşür.

English: I saw a cocoon on the tree.
Turkish: Ağacın üzerinde bir koza gördüm.

Cocoon ingilizcede ne demek, Cocoon nerede nasıl kullanılır?

Cocoon opener : Koza ağacı. Koza açıcı.

Silk cocoon : İpek kozası.

Silkworm cocoon : İpekböceği kozası.

Spin a cocoon : Koza örmek.

Cocooned : Koza. Korumak. İpekböceği kozası. Sarmak. Koza örmek. Koza oluşturmak. Bir kozada gibi bürünmüş veya bir koza gibiymişçesine sarınmış.

 

Cocoons : Koza. İpekböceği kozası. Koza örmek. Koza oluşturmak. Sarmak. Korumak.

Cocoa : Kakao rengi. Kakaolu içecek. Sütlü kakao. Kakao. Florida eyaletinde şehir.

Cocoa powder : Kakao tozu.

Cocoa butter : Kakao tohumundan elde edilen yağlı madde. Kakao yağı.

Coco : Hindistancevizi ağacı. Hindistancevizi. Hindistan cevizi.

İngilizce Cocoon Türkçe anlamı, Cocoon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cocoon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karın. Karnın altı. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

Cocooned : Bir kozada gibi bürünmüş veya bir koza gibiymişçesine sarınmış.

Bandages : Bağlamak. Bandajlamak.

Belt : Kayış. Kuşak. İklim kuşağı. Bölge. Kemer takmak. Yumruk indirmek. Kemer. Kuşakla bağlamak. Kemerle bağlamak.

Enfold : Kucaklamak. Katlamak. Kıvırmak. Paketlemek. Bürümek. Bağrına basmak. Kat kat sarmak.

Begirt : Çevrelemek. Kuşatmak. Etrafını çevirmek.

Cone : Koni. Volkanik zirve. Konik bobin. Kozalak. Kozak. Açık tohumlularda (gymnospermae) erkek ve dişi çiçeklerin bulunduğu çiçek durumu. erkek kozalak, dişi kozalak. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konik şekli vermek. Makaraya sarmak.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Advocated : Müdafaa etmek. Savunmak. Avukat. Taraftar. Yandaş. Desteklemek. Müdafi. Savunucu.

 

Cocoon synonyms : natural object, spin a cocoon, egg pod, besets, convoying, abdominal pain, conserves, abamectin, brood over, a amplitude mod, bandage, enclose, abattoir, bundling, conserving, enwrap, follicle, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, advocate, a clay, seed capsule, chrysalises, be a father to, a c syndrom, abdominal distention, appeal, charm, a crochordon, conserve, beset, batch, begird.

Cocoon zıt anlamlı kelimeler, Cocoon kelime anlamı

Artifact : Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılmış şey. Eser. İnsan yapımı. Elişi. Yapay olgu. Yapaylık. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç.

Cocoon ingilizce tanımı, definition of Cocoon

Cocoon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An oblong case in which the silkworm lies in its chrysalis state. It is formed of threads of silk spun by the worm just before leaving the larval state. From these the silk of commerce is prepared.