Bandages türkçesi Bandages nedir

Bandages ile ilgili cümleler

English: Ali removed the bandages from Mary's leg.
Turkish: Ali bandajları Mary'nin bacağından çıkardı.

English: Tom's head is covered with bandages.
Turkish: Tom'un kafası bandajla sarılı.

English: She cut up the cloth to make bandages.
Turkish: Bandaj yapmak için bezi doğradı.

Bandages ingilizcede ne demek, Bandages nerede nasıl kullanılır?

Bandage case : İlk yardım kutusu.

Adhesive bandage : Yara bandı. Plaster.

Carpal flexion bandage : Bileği büken bandaj. Karpal fleksiyon bandaj.

Cast bandage : Alçılı sargı. Kırığın tespitinde alçılı materyaller kullanarak sargı uygulama.

Elastic bandage : Elastik sargı bezi. Elastik bandaj. Ufak kesikleri sarmak için kullanılan ve küçük bir gazlı pedi olan küçük yapışkan şerit. Elastiki sargı bezi.

Bandaging : Bandajla sarma. Bandaj sarma. Bandaj uygulama işi. Bandajlama. Sargılama. Sargı yapma işi. Sarma. Bandajlayarak.

Bandage : Bağ. Sargı sarmak. Bandajlamak. Koruyucu çember. Sargı bezi. Yarayı sarmak. Sarmak. Bağlamak. Bandaj.

Robert jones bandage : Robert-jones bandajı. Büyük ve küçük hayvanlarda cerrahi işlem öncesi kırıkları geçici olarak korumak, bacağa destek sağlayıp ödem oluşmasını engellemek veya yumuşak doku hasarını sağıtmak amacıyla pamuk ve sargı bezi kullanılarak yapılan hafif bir bandaj türü.

 

Husbandage : Gemi müdürü tazminatı.

Suspensory bandage : Kasık bağı. Suspensuar.

İngilizce Bandages Türkçe anlamı, Bandages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affiliates : Üye olmak. Katmak. Tanımak. Birleşmek. Yakınlaşmak. Evlat edinmek. İştirakler. Katılmak. Üyeliğe kabul etmek.

Beset : Dört bir yandan saldırmak. Etrafını çevirmek. Sıkıştırmak. Rahat bırakmamak. Kuşatmak. Sıkıntı vermek. Rahat vermemek. Etrafını sarmak.

Bind : Donmak (beton). Yapıştırmak. Raptetmek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Sarmak (çimento) tutmak. Fazla sıkmak. Sargılamak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Birleştirmek. Tutmak.

Sling : İple asmak. Ağ atmak. İzbiro (yük kaldırmak için). Gırgır avcılığında ağı çekmede kullanılan her iki ucu birbirine bağlı halat parçası. Sapanla (taş) atmak. Bocurgat halatı ile çekmek. Atmak. Giysiyi omuzuna atmak. Asmak. Halatla çekmek.

Swathe : Biçilmiş ekin yığını. Bandaj. Kuşak. Sargı ile sarmak. Sargı. Kundak bağı. Kundaklamak. Çevrelemek. Sarıp sarmalamak.

Enswathes : Sargılamak. Çevresini sarmak. Kuşatmak. Paketlemek. Sarıp sarmalamak. Çevrelemek. Sargı bezi ile sarmak. Kapatmak.

Bound : Sıçramak. Kalgımak. Sınırlarını çizmek. Zıplamak. Zıplaya zıplaya gitmek. Bağlı. Sektirmek. Sınırlamak. Sekip geri gelmek. Kuşatmak.

Binds : Ciltlemek. Engel olmak. Usandırmak. Sargılamak. Tutmak. Tutturmak. Donmak (beton).

 

Bandage : Bandaj. Bağ. Koruyucu çember. Sargı. Sargı sarmak. Dolamak.

Suspensory : Ertelenen. Süspansuar. Asıcı. Suspansuvar. Asılı. Bir organ veya oluşumu yerinde tutmaya yarayan, sarkan veya dışarı fırlayan kısmı normal durumunda tutmaya yarayan oluşum. Suspensör. Askılı.

Bandages synonyms : four tailed bandage, plaster bandage, compression bandage, oblique bandage, roller bandage, triangular bandage, scarf bandage, capeline bandage, immovable bandage, attribute, elastic bandage, affix, enswathed, assigns, attaching, begird, besets, affiliating, wrapping, adhesive bandage, cast, begirt, accessing, astrict, medical dressing, appeal, bandaged, brood, attribute to, bundle, bundling, attach, arrange.

Bandages zıt anlamlı kelimeler, Bandages kelime anlamı

Untreated : Müdahale edilmemiş. İyileştirilmemiş. Tedavi edilmemiş. Tedavi edilmeyen. Bakımı yapılmamış. Ham. İşlenmemiş. Arıtılmamış.

Unfasten : Gevşetmek. Koyuvermek. Çözülmek. Çözmek. Açmak. Açılmak. Gevşemek.