Culprits türkçesi Culprits nedir

Culprits ile ilgili cümleler

English: Who were the culprits?
Turkish: Suçlular kimdi.

Culprits ingilizcede ne demek, Culprits nerede nasıl kullanılır?

Culprit : Fail. Maznun. Zanlı. Mücrim. Suçlu. Hükümlü. Sanık.

Culpa : Suçluluk. Suçlanmaya değer olma niteliği. İhmal. Kusur. (latince) kabahat. Hata.

Culpability : Kusur. Suçluluk. Suç. Kusurluluk. Kabahat.

Culpable : Kabahatli. Suçlu. Suçlanmayı hakeden. Kusurlu. Taksirli. Suçlu tutulabilir. İhmalli. Kusur oluşturan. Kusur.

Culpable negligence : İhmal sonucu başkasının zarar görmesine neden olan suç. Ağır ihmal. Cezai ihmal.

Culpably : Kabahatli kimse gibi. Suçlu kimse gibi. Suçlu bir şekilde.

Mea culpa : Yapılan hatayı kabul etme.

Art of sculptor : Oymacılık.

Disculpate : Temize çıkarmak. Aklamak.

Exculpates : Aklamak. Sorumluluğunu kaldırmak. Beraat ettirmek. Masumiyetini açıklamak. Temize çıkarmak. Suçsuzluğunu ispat etmek. Sorumluluktan kurtarmak. Suçsuz olduğunu ispatlamak. Suçsuz çıkarmak.

İngilizce Culprits Türkçe anlamı, Culprits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Culprits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yard bird : Avlu kuşu. Acemi asker. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. Mahkum. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker.

 

Evil doer : Günahkar. Kötülük eden kimse.

Sentenced : Hüküm giymiş. Mahkum olmuş. Mahkum.

Culpable : Suçlanmayı hakeden. Kusurlu. Suçlu tutulabilir. Kusur. İhmalli. Kabahatli. Kusur oluşturan. Taksirli.

Agent : Gümrük işgüderi. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. İş görevlisi. Amil. Vekil. Yapan kimse. Mümessil. Etmen. Etkili olan kimse. Etken.

Doers : Aracı-yapan. Eden. Yapan. Yapan kimse.

Suspected : Güvenmemek. Şüphe etmek. Zan altında bulunan. Şüpheli. Şüphelenmek. Kuşkulanmak. Şüphelenilen. Hakkında kötü düşünmek.

Convicts : Suçlandırmak. Mahkum etmek. Yargılı. Suçlu bulmak. Hüküm giydirmek. Suçlu çıkarmak. Suçunu ispat etmek. Kabullendirmek. Mahkum.

Agency : Aktör. Aracılık. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Acente. Faaliyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimyerlik. Organ. Ajans. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü.

Felon : Zalim. Dolama. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Habis. Cinayet. Cani.

Culprits synonyms : atomic number 29, defendants, dft, delinquent, makers, yardbird, accused, convict, cu, defence, offender, defense, guilty, suspect, indictees, criminals, guiltier, respondent, actor, maker, criminal, wronger, principals, prisoners, perpetrator, yardbirds, apache, condemned, bushranger, blameful, malefactor, he is doomed, mineral.