Suspected türkçesi Suspected nedir

Suspected ile ilgili cümleler

English: Ali never suspected anything.
Turkish: Ali hiçbir şeyden şüphelenmedi.

English: Ali suspected Mary was kidding.
Turkish: Ali Mary'nin şaka yaptığından kuşkulandı.

English: Ali never suspected that Mary was the one who had stolen his wallet.
Turkish: Ali cüzdanını çalan kişinin Mary olduğundan hiç şüphelenmedi.

English: Ali suspected it might be a trap.
Turkish: Ali bunun bir tuzak olabileceğindan şüphelendi.

English: Ali suspected that his father was dyslexic.
Turkish: Ali babasının disleksik olduğundan şüphelendi.

Suspected ingilizcede ne demek, Suspected nerede nasıl kullanılır?

Be suspected : Zan altında bulunmak.

Unsuspected : Şüphe edilmeyen. Şüphelenilmeyen. Var olduğu bilinmeyen. Kuşkulanılmayan. Umulmadık.

Suspect : Kuşku duymak. Şüpheli. Sanmak. Tahmin etmek (bir şeyin olacağını). Şüphelenmek. Değerinden şüphe etmek. Farzetmek. Şüphe duymak. Su götürür. Güvenmemek.

Suspecting : Hakkında kötü düşünmek. Şüphe etmek. Şüphelenmek. Güvenmemek. Şüphe duyma. Kuşkulanmak. Şüphelenme.

Suspects : Şüpheli. Sanık. Zanlı.

 

Unsuspecting : Kuşkulanmayan. Şüphelenmeyen. Kuşkusuz. Saf. Bir şeyden kuşkulanmayan. Masum.

Suspended roof : Asmaçatı. Asma beşik çatı. Asma çatı. Asma tavan.

Suspend payment : Ödemeyi ertelemek. Ödemeyi durdurmak. Ödemeyi kesmek.

Unsuspectingly : Masumane. Kuşkusuzca. Masum bir şekilde. Kuşkusuz bir şekilde.

Suspended animation : Bir süre için ölüm. Geçici ölüm.

İngilizce Suspected Türkçe anlamı, Suspected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suspected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indictees : Suçlanan kimse. Suç işlediği iddia edilen kimse (hukuk terimi). Aleyhine dava açılan kimse. Suçlanan. Resmi bir şekilde suçlanan kimse. Resmen itham edilen kimse.

Be sceptical about : Kuşku duymak. Şüphesi olmak. Kuşkuyla karşılamak.

Impeach : Aleyhine tahkikat açmak. Kusur atfetmek. Suçlamak. Reddetmek. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. İtham etmek. Mahkemeye vermek.

Disbelieving : İnançsız olmak. Kuşku duyma. İnanmama. Güvenmeme. İman etmemek. İnanmamak.

Have doubts about : Hakkında şüpheleri veya kuşkuları olmak. Muallakta olmak. Şüpheleri olmak. Şüphesi olmak. Kuşkuyla karşılamak. Emin olmamak. Kuşku duymak. Sürümcenede kalmak. Kesin olmamak.

Disputing : Karşı koymak. İtiraz etmek. Tartışma. Reddetmek. Münakaşa etmek. Çekişmek. Tartışmak. Mücadele.

Mistrust : Sıtkı sıyrılmak. Sıdkı sıyrılmak. Şüphe. Sorumsuz alan taramaları nedeniyle kamuoyunda bilimsel araştırma ve yoklamalara karşı duyulan güvenin sarsılması. İtimatsızlık. Kuşku. Güvensizlik.

 

Chancy : Talihli. Riskli. Kesin olmayan.

Discredits : Halkın gözünden düşürmek. İtibar erozyonuna uğratmak. İtibarsızlaştırmak. İtibarını zayıflatmak. İtibardan düşürmek. Güvenini sarsmak. Kuşku duymak. Kötülemek. İtibarını sarsmak.

Creakier : Harap. Kuşkulu. Gıcırtılı. Boğuk. Gıcırdayan.

Suspected synonyms : disbelieves, debatable, impugning, impugns, impugn, dispute, dicey, respondent, indictee, defendants, defendant, disputes, diciest, discredit, be in doubt about, ambiguous, fear, doubted, discrediting, contestable, disbelieve, think ill of somebody, creaky, dft, distrusted, suspects, impeaches, defense, distrusts, be doubtful, be doubtful of, fearing, accused.

Suspected zıt anlamlı kelimeler, Suspected kelime anlamı

Unsuspected : Var olduğu bilinmeyen. Umulmadık. Kuşkulanılmayan. Şüphelenilmeyen. Şüphe edilmeyen.

Suspected ingilizce tanımı, definition of Suspected

Suspected kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distrusted. Doubted.