Suspects türkçesi Suspects nedir

Suspects ile ilgili cümleler

English: I think Moustapha suspects me.
Turkish: Sanırım Mustafa benden şüpheleniyor.

English: He suspects me of telling a lie.
Turkish: O, benim yalan söylediğimden şüpheleniyor.

English: The police detained several suspects for questioning.
Turkish: Polis sorgulama için bir çok şüpheliyi göz altına aldı.

English: All of the suspects have solid alibis.
Turkish: Şüphelilerin hepsinin katı mazeretleri var.

English: Jale suspects that there is something unnatural about Tom's passion for stoats.
Turkish: Jale, Tom'un gelincikler için tutkusu hakkında doğal olmayan bir şey olduğundan şüphe ediyor.

Suspects ingilizcede ne demek, Suspects nerede nasıl kullanılır?

Suspect : Zannetmek. Tahmin etmek (bir şeyin olacağını). Sanmak. Farzetmek. Kuşkulanmak. Şüpheli. Suçlu olduğuna inanmak. Değerinden şüphe etmek. Zanlı. Kuşku duymak.

Suspected : Sanık. Kuşkulanmak. Güvenmemek. Şüpheli. Maznun. Zan altında bulunan. Şüphelenmek. Şüphe etmek. Hakkında kötü düşünmek. Şüphelenilen.

Suspecting : Şüphe etmek. Şüphelenmek. Şüphelenme. Şüphe duyma. Hakkında kötü düşünmek. Kuşkulanmak. Güvenmemek.

Be suspected : Zan altında bulunmak.

Unsuspected : Şüphelenilmeyen. Umulmadık. Kuşkulanılmayan. Var olduğu bilinmeyen. Şüphe edilmeyen.

 

Suspended : Askıda duran. Asma. Uzaklaştırılmış. Ara verilmiş. Asılı. Görevden alınmış. Askıya alınmış. Ertelenmiş. Asılmış. Geçici olarak durmuş.

Suspend character : Asılı karakter.

Suspended roof : Asma çatı. Asma beşik çatı. Asma tavan. Asmaçatı.

Unsuspecting : Bir şeyden kuşkulanmayan. Masum. Kuşkusuz. Şüphelenmeyen. Kuşkulanmayan. Saf.

Suspended animation : Geçici ölüm. Bir süre için ölüm.

İngilizce Suspects Türkçe anlamı, Suspects eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suspects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dft : Kendisine dava açılmış kimse. Davalı. Defendant (davalı). Zanlı (hukuk terimi). Suç isnat edilmiş kişi. Müdafi.

Disputable : İnkarı mümkün. Tartışmaya açık. Kuşkulu. Tartışılabilir. Tartışmalı. Su götürür. İtiraz edilebilir.

Dicey : Riskli. Tehlikeli. Şansa kalmış. Rizikolu.

Suspected : Kuşkulanmak. Zan altında bulunan. Şüphe etmek. Maznun. Şüphelenilen. Şüphelenmek. Hakkında kötü düşünmek. Güvenmemek.

Debatable : Soruşturulabilir. Kuşku uyandıran. Çekişmeli. Pazarlığa açık. Kuşkulu. Tartışılabilir.

Pretend : Yalandan yapmak. Bahane etmek. Olmak. Rol kesmek. Numara yapmak. İddiada bulunmak. (yalandan) -miş gibi yapmak. Hak iddia etmek. Gibi yapmak. Gelmek.

Perpetrator : Suç işleyen. Suç işleyen kimse. İrtikap eden. Mücrim. Fail. Adı karışan. Suçlu. Mürtekip.

Ambiguous : Anlamı belirsiz. Lastikli. Muğlak. Belirsiz. Birden fazla anlama gelebilen. Çok anlamlı. İki anlamlı. Ne olduğu belirsiz. Çapraşık.

 

Respondent : Muhatap. Yanıtlayıcı. Savunma yapan. Cevap veren. (anket ya da araştırmada) katılımcı. Cevap niteliğinde. Davalı. Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi. Savunan kişi. Denek.

Mistrust : Güvensizlik. Şüphe etmek. Şüphe. İtimatsızlık. Güvenmemek. Sıdkı sıyrılmak. Kuşku. İtimat etmemek. Sorumsuz alan taramaları nedeniyle kamuoyunda bilimsel araştırma ve yoklamalara karşı duyulan güvenin sarsılması. Sıtkı sıyrılmak.

Suspects synonyms : contestable, distrust, chancy, creakier, creaky, chancier, defence, suspect, doubt, culprits, disbelieve, indictees, defense, discredited, chanciest, hazard, accused, debateable, dicier, surmise, respondents, indictee, creakiest, defendants, distrustful, venture, culprit, defendant, diciest, guess, discredit.

Suspects zıt anlamlı kelimeler, Suspects kelime anlamı

Believe : Kani olmak. Güvenmek. İman etmek. Varsaymak. İnanmak. İnancı olmak. Sanmak. Kanmak. Zannetmek. Güven duymak.

Trust : Kredi. Mutemetlik. Azel piyasasında, aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek karlarını artırmak amacıyla hukuki varlıklarını sona erdirip tek bir firma altında birleşmeleri. Emniyet etmek. Tröst. İnancı olmak. Kredi vermek. İtimat. Güven duymak. Ummak.

Unquestionable : Şüphe götürmez. Kesin tartışmasız. Sorgulanamaz. Layüsel. Su götürmez. Kesin. Kendisinden hesap sorulamayan. Tartışılmaz. Tartışma götürmez. Tartışmasız.