Respondent türkçesi Respondent nedir

  • Davalı.
  • Karşılık veren.
  • Savunma yapan.
  • Savunma makamı.
  • (anket ya da araştırmada) katılımcı.
  • Araştırmada sorulan sorulara cevap veren kimse.
  • Yanıtlayıcı.
  • Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi.
  • Cevap veren.
  • Savunan kişi.
  • Cevap niteliğinde.
  • Denek.
  • Sanık.
  • Muhatap.

Respondent ile ilgili cümleler

English: The correspondent filed a report from Moscow.
Turkish: Muhabir Moskova'dan bir rapor gönderdi.

English: He is a good correspondent.
Turkish: O iyi bir muhabir.

English: He was sent abroad as a correspondent.
Turkish: Bir muhabir olarak yurt dışına gönderildi.

English: I am a poor correspondent.
Turkish: Ben kötü bir muhabirim.

Respondent ingilizcede ne demek, Respondent nerede nasıl kullanılır?

Respondent selection key : Konut birimi ya da benzeri birimler düzeyinde yapılan örneklemede görüşülecek tek tek birimlere inmeyi sağlamak üzere önceden rastlantılı olarak saptanmış seçme kılavuzu. Yanıtlayıcı seçme açkısı.

Co respondent : Eşin zina yaptığı kimse. Zina davasına çıkan sevgili.

Suspicious respondent : Kuşkucu yanıtlayıcı. Bilimsel araştırmalara ya da belli soru ve konulara kuşkuyla yaklaşan kişi.

Respondentia : Seferi tamamlamak için gemide mevcut yük için alınan borç. Rehni yalnızca yük olan deniz ödüncü. Deniz ödüncü. Gemi üzerine rehin konulması ile verilen kredi. Rehni yük olan deniz kredisi.

 

Respondents : Davalılar. Savunma makamı. Sanık. Davalı.

Correspondent bank : Muhabir banka.

Correspondents : Yazışma yapan kimse. Muhabir.

Correspondent : Taşra muhabiri. Bir kimseyle sürekli mektuplaşan kişi. Yazışma yapan kimse. Eş. Biriyle mektuplaşma. Yazışan. Uyan. Televizyon bildirmeni. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci. Karşılıklı.

Commercial correspondent : Tecim yazışmaları. Tecim evreninde uygulanan geleneksel yazışma biçimleri.

Correspondent account : İşletmenin başka bir işletme nezdindeki hesabı.

İngilizce Respondent Türkçe anlamı, Respondent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Respondent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trial : Başbelası. Son soruşturma. Örnek. Duruşma yöntemi. Girişim. Bakma. Duruşma. Eğitim ve öğretimle ilgili bir kuramın, bir görüşün, bir yöntemin uygulama olanağını araştırmak, bir öğrenci ya da öğretmen topluluğuyle ilişkili sorunların çözümü için önerilen çözüm yollarının geçerliğini anlamak amacıyla bilimsel ölçüler içinde ortam hazırlama ve tasarlanılan şeyi deneme eylemi. Dert veya tasa.

 

Hedger : Çalıları budayan kimse. Bahçıvan. Tedbirli kimse. Bostancı. Bağlantı kurmak istemeyen kimse. Kur riskine karşı vadeli teslim piyasasında güvence sağlama işlemi yapan uluslararası ticari veya mali işlemci.

Interlocutors : Mükaleme. Ara karar. Başkası ile konuşan. Konuşulan kişi. Geçici karar.

Respondents : Davalılar.

In dispute : Çekişmeli. Tartışmalı. Dava konusu olan. İhtilaf halinde. İhtilaflı.

Defense : Vikaye. Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi. Savunma silahları. Müdafaa. Koruma. Savunma katı. Defans oyuncusu. Himaye.

Experimental : Deneyde kullanılan. Deneme niteliğinde. Deneyli. Araçlı. Eksperimental. Deneyimle kazanılan. Tecrübi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Deneylerle, ölçümlerle ilgili.

Indictees : Resmi bir şekilde suçlanan kimse. Suçlanan. Suçlanan kimse. Resmen itham edilen kimse. Suç işlediği iddia edilen kimse (hukuk terimi). Aleyhine dava açılan kimse.

Accepter : Akseptör. Alıcı. Kabul eden.

Respondent synonyms : tergiversator, libellee, reagents, culprit, equivocator, replicant, accused, answerer, subject, drawees, payers, communicator, contested, litigious, culprits, defendants, responder, collocutor, suspects, defendant, defenders, informants, responders, guinea pig, drawee, answerers, defence, perpetrator, examinee, libellees, suspect, payer, assenter.

Respondent zıt anlamlı kelimeler, Respondent kelime anlamı

Unresponsive : Tepkisiz. Tepki göstermeyen. İhtiyacı karşılamayan.

Respondent ingilizce tanımı, definition of Respondent

Respondent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who responds. It corresponds in general to defendant. Answering. According. Disposed or expected to respond. Corresponding.