Accepter türkçesi Accepter nedir

Accepter ingilizcede ne demek, Accepter nerede nasıl kullanılır?

Accepters : Muhatap. Alıcı. Akseptör. Kabul eden.

Accepted : Makbul. Kabul edilmiş. Bono üzerine vurulan kabul edilmiştir damgası. Tanınan. Kabul görmüş. Kabul edildi. Geçerliliği kabul edilmiş. Kabul. Kabul edilen.

Accepted a bribe : Resmi görevini yerine getirirken para veya armağanlar almıştır. Rüşvet kabul etmiştir. Rüşvet almıştır.

Accepted a phone call : Bir çağrıyı kabul etmek. Telefon çağrısına cevap vermiştir. Çağrı kabul etmiştir.

Accepted arbitration : Tasdiklenmiş arabuluculuk. Hakem yolu ile uzlaşmayı kabul etmek. Yetkili arabuluculuk.

Generally accepted accounting principles : Genel kabul gören muhasebe ilkeleri. Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri. Geleneksel olarak kabul edilmiş olan muhasebe ana fikirleri (muhasebe mesleğini yöneten organ tarafından belirlenen). Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri. Gaap.

Acceptedly : Makul bir şekilde. Kabul ederek.

Accepted the situation : Durumu kabul etmiştir. Durumla barışmıştır.

Accepted himself : Kendini kabul etmiş. Kendini olduğu gibi kabul etti. Kendini beğenmeyi öğrendi.

Accepted fact : Kabul edilmiş olan gerçek. Yerleşmiş olan gerçek veya durum. Onaylanan hakikat.

 

İngilizce Accepter Türkçe anlamı, Accepter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accepter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embrace : Kabul etmek. İnanmak. Kucaklamak. Kapsamak. Sarmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Sahiplenmek. Kabul etmek (bir teklifi). Beslemek (ümit). Kucaklama.

Consignees : Emanetçi.

Observe : İncelemek. Saygı göstermek. Kutlamak. Dikkatle bakmak. Söylemek. Demek. Dikkat etmek. Gözetlemek. Görmek. Farketmek.

Acceders : İktidara yükselen kimse. Anlaşmaya varan kimse. Anlaşan.

Acquiescent : Uysal. Kabullenici.

Client : Reklam veren. Müvekkil. Bağımlı ülke. Müşteri. Hasta. İstemci. İş sahibi.

Settle : Oturtmak (bir şeyi bir yere). Karar vermek. Ömür boyu hak vermek. Kararlaştırmak. Uyum sağlamak. Tünemek. Yatışmak. Çökelmek. Yetinmek. Bağlamak (nafaka).

Approbate : Tasvip etmek. Resmen tasvip etmek. Tensip etmek. Onaylamak. Uygun bulmak. Resmi olarak kabul etmek.

Camera : Kamera. Hakimin özel odası. Fotoğraf aygıtı. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Gizli. Fotograf makinesi. Oda, kamara. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fotoğraf makinesi. Hakimin odası.

Accordant : Uygun. Ahenkli. Uyumlu.

Accepter synonyms : drawee, espouse, addressees, respect, give, react, acknowledge, drawees, acceder, abide by, respondent, answerer, resign, consent, undertake, take a bow, buyer, honour, judge, allow, know, receive, recognise, recognize, clients, buyers, take in charge, countenance, believe, knuckle under, adopt, pass judgment, permit.

 

Accepter zıt anlamlı kelimeler, Accepter kelime anlamı

Forbid : Yasaklamak. Memnu kılmak. Yasak etmek. Men etmek. Menetmek. Haram etmek. Engel olmak. Olanak vermemek.

Refuse : Çöp. Atık. Ayak diremek. Süprüntü. Elinin tersiyle itmek. Direnmek. Reddetmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Kaçınmak. İzin vermemek.

Disallow : Karşı çıkmak. Müsaade etmemek. Reddetmek. İzin vermemek. İnkar etmek. Golü iptal etmek. İptal etmek. Menetmek. Saymamak. Kabul etmemek.

Accepter antonyms : contract out, disrespect, disbelieve, reprobate, reject.

Accepter ingilizce tanımı, definition of Accepter

Accepter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person who accepts. A taker.