Accepted a bribe türkçesi Accepted a bribe nedir

  • Resmi görevini yerine getirirken para veya armağanlar almıştır.
  • Rüşvet almıştır.
  • Rüşvet kabul etmiştir.

Accepted a bribe ile ilgili cümleler

English: Ali admitted he had accepted a bribe.
Turkish: Ali rüşvet aldığını itiraf etti.

Accepted a bribe ingilizcede ne demek, Accepted a bribe nerede nasıl kullanılır?

Accepted : Tanınan. Kabul görmüş. Bono üzerine vurulan kabul edilmiştir damgası. Geçerliliği kabul edilmiş. Kabul edilmiş. Makbul. Kabul. Kabul edildi. Kabul edilen.

A : En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Bir. Herhangi bir.

Bribe : Yemlik. Rüşvet yemek. Rüşvet vermek. Para yedirmek. Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. Rüşvet. Ayartmak. İrtikap etmek.

Accepted a phone call : Bir çağrıyı kabul etmek. Çağrı kabul etmiştir. Telefon çağrısına cevap vermiştir.

Accepted arbitration : Hakem yolu ile uzlaşmayı kabul etmek. Yetkili arabuluculuk. Tasdiklenmiş arabuluculuk.

Generally accepted accounting principles : Geleneksel olarak kabul edilmiş olan muhasebe ana fikirleri (muhasebe mesleğini yöneten organ tarafından belirlenen). Genel kabul gören muhasebe ilkeleri. Gaap. Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri. Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri.

 

Offer a bribe : Rüşvet teklif etmek.

Take a bribe : Rüşvet yemek. İrtikap etmek. Kanundışı olarak para alan. Rüşvet alan.

Give a bribe : Parmağını oynatmak. Rüşvet vermek.

Pay a bribe to : Rüşvet vermek.